MEHMET KARATAŞ, ENGİN BURAK SELÇUK
Kafkas Tıp Bilimleri Dergisi - 2012;2(2):84-87
Kardiyopulmoner resüsitasyon (KPR); kardiyopulmoner fonksiyonları durmuş hastada hava yolu açıklığıyla birlikte solunum ve dolaşım desteği sağlamak olarak tanımlanmaktadır. Modern uygulama tekniklerine ulaşana kadar KPR pek çok aşamadan geçerek gelişmiştir. Kapalı kalp masajı ilk önce 1960’larda tanımlandı. Bu dönemlerde Kouwenhoven ve meslektaşları kalp masajı ve suni solunumu başarıyla uyguladılar. 1966’da Amerika Birleşik Devletleri’nde Ulusal Bilim Akademisi ve Ulusal Araştırma Konseyi birçok çalışmadan elde ettikleri verileri topladılar ve KPR temel ve standartlarını oluşturdular. Bunlar temel olarak havayolunun sağlanması (Airway), solunum (Breathing) ve dolaşımın (Circulation) yeniden oluşturulmasıydı. Bu ön basamaklardan sonra da asıl tedavi (Definitive) gelmekteydi.