KARIN ÖN DUVARI ATEŞLİ SİLAH YARALANMALARINDA LAPAROTOMİ KARARI

SELAHATLİN VURAL, BARIŞ TUZUN, NİMET SÜSLÜ, FEYYAZ ONURAY, ERHAN TUNCAY, GÜLAY DALKILIÇ, ORHAN ŞAD

Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2004;15(2):82-86

Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1.Genel Cerrahi Kliniği

 

Karın boşluğuna penetre kesici-delici alet yaralanmaları konservatif olarak takip edilip negatif laparotomiler azaltılmış olmasına rağmen, ateşli silah yaralanmalarında halen kabul edilmiş takip etme kriterleri bulunmamaktadır. Kliniğimize başvuran olgularda yaptığımız bu çalışmada, karın ön duvarında ateşli silah yaralanması olan olgularda negatif laparotomi oranımızı araştırdık. Son 5 yıllık dönemde (1.1.1999-1.1.2004) kliniğimize başvuran 41 olgu retrospektif olarak incelendi. Bu 41 olgunun yaş ortalaması 30,5 (14-75), erkek/kadın oranı 35/6 idi. Otuz yedi (%90,2) olgu direk laparotomiye alındı, 4 (%9,8) olgu ise diagnostik periton lavajı ile değerlendirildi, laparotomi uygulanmadı. İçi boş organ yaralanmasına 28 (%68,2) olguda rastlanırken, solid organ yaralanmasına 16 (%38,9) olguda rastlandı. Üç (%8,1) olguda ise laparotomi ile organ yaralanmasına rastlanmadı. Toplam 41 olgu içerisinde karın içi organ yaralanması gelişmeyen 7 (%17,1) olgu mevcuttu. Karna penetre ateşli silah yaralanmalarında, fizik muayenede akut karın bulguları olan, hemodinamik açıdan stabil olmayan olgularda laparotomi kaçınılmazdır. Çalışmamızda % 17, l olguda cerrahi girişim gerektirecek yaralanma ve bu olgularda mortalite gelişmemiştir. Hemodinamik açıdan stabil ve karında hassasiyet olmayan, radyolojik yöntemlerle cerrahi girişim gerektirmediğine inanılan olguların, laparotomisiz takip edilebileceğini düşünüyoruz. Böyle olgularda klinik gözlem, diagnostik periton lavajı veya diagnostik laparoskopi tercih edilebilir.