FEYZULLAH BEŞLİ, FATİH GÜNGÖREN, HALİL FEDAİ
Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2025;22(3):551-556
Amaç: Karotis arter hastalığı, akut iskemik inmenin en önde gelen nedenlerindendir. Karotis arter hastalığı, koroner arter hastalığı ile yakından ilişkili olup, aterosklerozis patofizyolojisinde yer alan; yaş, erkek cinsiyet, diabetes mellitus, hipertansiyon, hiperlipidemi ve sigara içiciliği başlıca risk faktörleridir. Çalışmamızda karotis anjiyografi ile karotis arter hastalığı ciddiyeti değerlendirilen hasta grubunda saptanan, lezyon ciddiyeti ve hastaların sahip olduğu klinik ve laboratuvar özelliklerinin değerlendirilmesi amaçlamıştır. Materyal ve Metod: Bu çalışmaya kliniğimizde karotis anjiyografisi yapılan 208 hasta alındı. Anjiyografik olarak yapılan ölçümlerde karotis arterlerde %50 ve üzerinde darlık saptanan hastalar kritik karotis arter lezyonlu grup, grup 1 -n=122 ve %50'nin altında darlık saptanan hastalar ise non-kritik karotis arter lezyonlu grup, grup 2 - n=86 olarak ayrıldı. Bulgular: İki grup arasında cinsiyet, vücut kitle indeksi, hipertansiyon, hiperlipidemi, sigara içiciliği ve temel laboratuvar parametreleri açısından farklılık saptanmadı. Grup 1 hastalarında lezyon derecesi %90 (80-95) iken grup 2 de ise %30 (18.75-40.0) olarak saptandı. Grup 1 hastalarında, serebrovasküler olay öyküsü anlamlı olarak daha yüksek saptandı (%66.4'e karşın %51.2). Grup 2'ye göre yaş, diabetes mellitus ve koroner arter hastalığı öyküsü sıklığı grup 1 de anlamlı derecede yüksek saptandı. Yapılan lojistik regresyon analizinde kritik karotis arter hastalığı grubunda en yüksek etkide bulunan durumun ileri yaş olduğu görüldü (Odds oranı: 1.071 [1.032-1.111], p <0.001). Sonuç: Çalışmamızda, karotis arter anjiyografisinde kritik karotis arter lezyonu varlığı %58.7 olarak saptanmış olup, diabetes mellitus ve koroner arter hastalığı öyküsünün ciddi lezyon ile yakından ilişkili olduğu ve en yüksek etkide bulunan durumun ise ileri yaş olduğu görülmüştür.