SAFA GÖDE, ŞEYMA DENLİ YALVAÇ, ZEKİ TALAS, ZEKİ KILIÇ, AHMET KÜRŞAT BOZKURT
Turkish Journal of Vascular Surgery - 2018;27(1):28-33
Amaç: Bu çalışmada paragangliyon hücrelerden köken alan nadir tümörler olan karotis cisim tümörlerine (KCT) ilişkin cerrahi deneyimimiz sunuldu. Hastalar ve Yöntemler: Ocak 2000 - Aralık 2009 tarihleri arasında kliniğimizde cerrahi eksizyon yapılan toplam 12 KCT hastası (4 erkek, 8 kadın; ort. yaş 50.3±8.4 yıl; dağılım, 35-70 yıl) geriye dönük olarak incelendi. Tanıda manyetik rezonans görüntüleme kullanıldı. Hastalar klinik ve cerrahi parametreler ve ameliyat sonrası komplikasyonlar açısından değerlendirildi. Bulgular: Ortalama takip süresi 7.5 yıl idi. Hastalardan biri iki yıl sonra iki taraflı olarak ameliyat edildi. Üç hastaya ameliyat öncesi endovasküler embolizasyon yapıldı. Standart prosedürümüz gereği, tümör karotis arterlerden subadventisyal yöntemle eksize edilirken, üç hastada internal karotis arter (İKA) invazyonu nedeni ile İKA revaskülarizasyonu yapıldı. Üç hastanın da eksternal karotis arteri (EKA) ligate edildi. İki hastada lenf nodu diseksiyonu yapıldı. Ancak patoloji sonuçları reaktif lenf nodu olarak bildirildi. Hiçbir hastaya radyoterapi verilmedi. Ameliyat sonrası bir hastada sol hemipleji gelişti ve aynı hasta üçüncü yılda cerrahi dışı bir nedenle kaybedildi. Diğer hastaların takiplerinde herhangi bir nüks ya da majör bir komplikasyona rastlanmadı. Sonuç: Yerleşim yeri itibariyle klinik olarak malign kabul edilen KCT’lerinin kesin tedavisi cerrahidir. Bu tümörlerin ileri evrelerinde İKA ve EKA ligasyonu gerekebilir. Ancak bu hastalarda İKA revaskülarizasyonu hayati önem taşır. Ayrıca ameliyat sırasında sinir ve damar yaralanmalarına yol açmamak için azami titizlik göstermek gerekmektedir. Bu hastalarda nüks lezyonlar bildirilmiş ise de uzun dönem sonuçları memnun edicidir.