KAROTİS ENDARTEREKTOMİSİ SONRASI GELİŞEN HİPERPERFÜZYON SENDROMU: 5 OLGU

NERSES BEBEK, OĞUZHAN ÇOBAN, REZZAN TUNÇAY, MEHMET KURTOĞLU, SARA BAHAR

Turkish Journal of Neurology - 2007;13(1):46-52

İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji, 1 Genel Cerrahi2 AD, İSTANBUL

 

Bilimsel zemin: Hiperperfüzyon Sendromu (HS), karotis arter cerrahisi veya stentlemesinden sonra gelişen nadir, fakat ölümcül olabilen bir komplikasyondur ve kronik olarak azalmış kan akımına uyum göstermiş otoregülasyon mekanizmalarının yıkılması sonucu gelişir. Amaç, gereç ve yöntemler: 1987–2004 yılları arasında kliniğimizde 5 hastaya karotis endarterektomisi (KEA) sonrası HS tanısı konulmuştur. Aynı dönem içinde bu olguları opere eden ekip 320 KEA gerçekleştirmiştir. Bu hastalar risk ve etiyolojik faktörler, klinik bulgular, görüntüleme özellikleri ve prognostik faktörler açısından incelenmiştir. Sonuçlar: 4‘ü erkek 5 hastanın yaşları 58–77 yıl arasındaydı. 4 hastada hipertansiyon başta olmak üzere 2 veya daha fazla inme risk faktörü vardı. Hastaların tümünde semptomatik internal karotis arter (İKA) stenozu saptandı. Hastaların 4‘ü geçici iskemik atak, bir diğeri inme nedeniyle değerlendirildi. 3 hastanın karşı İKA‘da ileri darlığı vardı. HS, cerrahiyi takiben 1–6. günler arasında gelişti. En sık görülen bulgular başağrısı, fokal nöbetler ve fokal nörolojik defisitti. Hastaların 4‘ünde cerrahi sonrası kan basıncı (KB) değerleri yüksekti. Tüm hastaların cerrahi sonrası incelemelerinde girişim yapılan İKA‘lar açık bulundu. Kranyal görüntülemede 3 hastada intraserebral kanama (İSK) saptandı. Bir hastada İSK antikoagülan tedavisi altında gelişmişti. Bu hastaların 2‘si öldü. Diğer hasta aylar içinde, non–hemorajik seyreden 2 hasta ise günler içinde hızla düzeldi. Yorumlar: Hayatı tehdit eden bu komplikasyondan korunmada, yüksek riskli hastaların belirlenmesi ve erken tanı önem taşır. Kronik hemisferik hipoperfüzyon, geçirilmiş inme, kontrolsüz KB ve antikoagülasyon, riski arttırmaktadır. Erken dönemde başağrısı gibi klinik belirtilerin tanınması, yakın KB takibi ve antihipertansif tedavi ile ağır sekeller ve ölüm önlenebilir.