Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

KARPAL TÜNEL SENDROMU: 36 OLGUNUN (50 EL) CERRAHİ SONUÇLARININ LİTERATÜR İLE KARŞILAŞTIRILMASI

İBRAHİM M ZİYAL, MURAT DÖŞOĞLU, HÜDAYİ DUMAN, AYHAN ÖZTÜRK, FERRUH GEZEN

Düzce Tıp Fakültesi Dergisi - 1999;1(1):55-62

Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Düzce Tıp Fakültesi, Nöroşirürji AD, Bolu

 

Bu retrospektif çalışmada, üç farklı cerrahi ensizyon ile opere edilen 36 karpal tünel sendromu (KTS) olgusu (50 el) sunuldu. Klinik ve laboratuvar bulgularının sensitivite ve spesivitesi, cerrahi tedavinin gerek konservatif gerekse medikal tedaviye üstünlükleri, erken cerrahi tedavinin önemi, farklı cerrahi ensizyonların avantajları literatür gözden geçirilerek tartışıldı. Klinik bulguların sensitivite ve spesivite açısından değerlendirilmesinde parestezi % 94 oranında sensitif, ağrı % 84 oranında sensitif, kas gücü kaybı % 76 oranında spesifik, Tinel işareti % 90 oranında spesifik ve Phalen testi % 94 oranında spesifik olarak değerlendirildi. Laboratuvar bulgusu olarak EMG'nin % 99 oranında sensitif ve % 96 oranında spesifik olduğu, klinik bulgu veren olguların % 98 inde tanıyı doğruladığı ortaya kondu (p< 0. 05). Hem distal hem de proksimal bilek çizgisini geçen ensizyon ile (Tip A) opere edilen 16 elden üçünde postoperatif ikinci aydan sonra bilek hareketleri esnasında rahatsızlık hissi ve ayrıca biri dördüncü diğeri beşinci günden sonra artan paresteziler; tenar çizginin 2/3 proximalini kapsayan ensizyon ile (Tip B) opere edilen 16 elden birinde postoperatif yedinci günden sonra; ve yine tenar çizginin distalinde yapılan ensizyon ile (Tip C) opere edilen 8 elden birinde postoperatif onuncu günden sonra artan parestezi öyküsü alındı. Sonuç olarak, KTS de klinik bulgu olarak parestezi en sensitif, Phalen testi en spesifik bulgudur. EMG, sendromu % 100 e yakın oranda doğrulamaktadır. Hem distal hem de proximal bilek çizgisine ulaşmayan ve tenar çizgi üzerinde sınırlı kalan ensizyon ile opere edilen KTS olgularında daha yeterli cerrahi sonuçlar alınmaktadır.