Mübeccel ATELGE, Serkan BULUT, Yusuf Can UYANIK
Türk Hijyen ve Deneysel Biyoloji Dergisi - 2026;83(1):29-36
Amaç: Dünya genelinde en yaygın evcil hayvanlardan biri olan köpeklerin insanlarla yakın temas halinde bulunmaları, çeşitli zoonotik parazitlerin bulaşma riskini de artırmaktadır. Bu parazitlerin çoğu fekal-oral bulaşma döngüsüne sahip olduğundan, bu zoonotik ajanların bulaşması, hayvan dışkılarıyla dolaylı temas, kontamine su ve yiyecekler veya enfekte hayvanlarla doğrudan teması yoluyla gerçekleşebilir. Bu çalışmada, Kastamonu ilindeki sokak köpeklerinde zoonotik gastrointestinal helmint prevalansınının belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışma materyalini Kastamonu Belediyesi Geçici Hayvan Bakımevi'nde bulunan farklı yaş ve cinsiyetteki 120 sokak köpeğine ait dışkı örnekleri oluşturmuştur. Toplanan dışkı örnekleri, natif dışkı muayenesi, Fülleborn yüzdürme ve Benedik çöktürme yöntemleriyle gastrointestinal helmint varlığı yönünden mikroskop altında incelenmiştir. Ayrıca, köpeklere ait bireysel verilerle ilişkili olarak da istatistiksel analiz gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Gastrointestinal helmint yumurtaları 17 (%14,2) dışkı örneğinde tespit edilmiştir. Mikroskobik inceleme sonucunda Toxocara canis (%5,83), Ancylostoma spp., (%5,00) ve Trichuris spp., (%3,33) olmak üzere üç farklı helmint türü kaydedilmiştir. Çalışmada, yaşı <= 1 köpeklerde enfeksiyon oranı (%39,2), yaşı >1 köpeklere (%6,5) kıyasla daha yüksek bulunmuştur Ayrıca, dişi köpeklerde enfeksiyon oranının (%16,9) erkek köpeklere (%10,2) göre daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç: Bu araştırma, Kastamonu ilindeki sokak köpeklerinde gastrointestinal helmintlerin prevalansını ortaya koyan ilk çalışmadır. Sonuç olarak, köpeklerde görülen gastrointestinal helmintler, halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturma potansiyeline sahiptir ve bu sorunun etkin bir şekilde ele alınabilmesi için "Tek Sağlık" yaklaşımının benimsenmesi gerekmektedir.