KATARAKT CERRAHİSİNDE BİYOMETRİ ÖLÇÜMLERİNDE OPERATÖR DENEYİMİNİN REFRAKTİF DOĞRULUĞA ETKİSİ

Murat ERDAĞ, Kasım AKTAŞ, Hakan YILDIRIM, Mehmet BALBABA

MN Oftalmoloji Dergisi - 2026;33(3):161-165

Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Elazığ

 

Amaç: Katarakt cerrahisi öncesinde kullanılan biyometri yöntemlerinde uygulayıcı deneyiminin cerrahi sonrası refraktif doğruluk üzerindeki etkisini değerlendirmek ve kontakt A-scan ultrason biyometrisi ile optik biyometri sonuçlarını karşılaştırmalı olarak incelemek. Gereç ve Yöntem: Ocak 2025-Ekim 2025 tarihleri arasında üçüncü basamak bir eğitim ve araştırma hastanesinde katarakt cerrahisi uygulanan 284 hastanın verileri geriye dönük olarak incelendi. Aksiyel uzunluk ve ön segment ölçümlerini gerçekleştiren uygulayıcıların klinik deneyim sürelerine göre üç grup oluşturuldu: <=2 yıl deneyimli asistanlar (Grup 1), >2 yıl deneyimli asistanlar (Grup 2) ve optik biyometriyi uygulayan deneyimli teknisyenlerden oluşan IOLMaster referans grubu (Grup 3). Primer sonuç değişkeni, cerrahi sonrası refraksiyon ile hedef refraksiyon arasındaki farkın mutlak değeri olarak tanımlanan mutlak refraktif hata idi. Dağılımın normal olmadığı değişkenlerde Kruskal-Wallis testi, anlamlılık saptanan durumlarda Dunn-Bonferroni post-hoc analizi uygulandı. Bulgular: Üç grup arasında yaş açısından anlamlı bir fark bulunmadı (p=0,581). Refraksiyona ilişkin sekonder parametrelerde gruplar arasında anlamlı farklılık izlenmezken, mutlak refraktif hata değişkeni açısından belirgin fark saptandı (p<0,001). Grup 1'de mutlak refraktif hata anlamlı derecede daha yüksek olup, Grup 2 ve Grup 3 ile karşılaştırıldığında sırasıyla p<0,001 ve p=0,033 düzeyinde fark gösterdi. Grup 2 ile Grup 3 arasında anlamlı farklılık gözlenmedi (p=0,576). Sonuç: Kontakt A-scan ultrason biyometrisinde operatör deneyimi, cerrahi sonrası refraktif doğruluk üzerinde belirleyici bir etkendir. Ancak çalışmada ultrasonografi ve optik biyometri yöntemlerinin bir arada kullanılmış olması, deneyim etkisi ile teknolojik farkların iç içe geçmesine neden olan önemli bir metodolojik sınırlılıktır. Deneyimsiz uygulayıcılar daha yüksek hata payı üretirken, >=2 yıl deneyime sahip uygulayıcıların ölçümleri optik biyometri kadar doğru sonuçlar verebilmektedir. Optik biyometrinin mümkün olmadığı merkezlerde, ölçümlerin deneyimli kişiler tarafından yapılması veya deneyimsiz asistanların ölçümlerinin doğrulanması refraktif sürpriz riskini azaltabilir.