Yağmur EKENOĞLU MERDAN, Filiz KİBAR, Akgün YAMAN
ANKEM Dergisi - 2025;39(3):94-104
Stafilokoklar, kateterle ilişkili enfeksiyonların en yaygın etkenlerindendir ve biyofilm oluşturma yetenekleri bu enfeksiyonların tedavisini zorlaştıran önemli bir virülans faktörüdür. Bu çalışmada, kan kateteri örneklerinden izole edilen Staphylococcus suşlarının antibiyotik direnç profilleri ile biyofilm oluşturma kapasiteleri in vitro olarak değerlendirildi. Toplam 65 izolatın antibiyotik duyarlılığı VITEK-2 otomatik sistemi ve sıvı mikrodilüsyon yöntemi ile belirlendi. İzolatların oluşturduğu biyofilm kütle miktarı kristal viyole boyama yöntemiyle değerlendirildi ve elde edilen optik dansite (OD) değerlerine göre sınıflandırıldı. İzolatların %54.8'inin biyofilm pozitif (BP) olduğu tespit edildi. BP suşlar, biyofilm negatif (BN) suşlara göre çoğu antibiyotiğe daha dirençli bulundu, bu fark siprofloksasin ve tetrasiklin için istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0.05). BP suşlarda oksasilin, vankomisin ve daptomisine karşı minimum inhibitör konsantrasyonu (MİK) ve minimum biyofilm eradikasyon konsantrasyonu (MBEK) değerleri karşılaştırıldı, MBEK değerlerinin MİK değerlerine göre yüksek olduğu görüldü. Ayrıca, biyofilm kütlesi arttıkça MBEK50 değerlerinin de arttığı gözlemlendi. Özellikle zayıf ve orta dereceli biyofilmlerde daptomisinin eradikasyon potansiyelinin daha yüksek olduğu belirlendi. Bu bulgular, BP stafilokokların etken olduğu enfeksiyonlarda sadece MİK değerlerine dayalı tedavi stratejilerinin yetersiz kalabileceğini ve tedavinin daha etkili olarak yönlendirilebilmesi için MBEK analizlerinin dikkate alınması gerektiğini düşündürmektedir.