KATETER SABİTLEMESİNDE GÜVENLİ VE ETKİN BİR YÖNTEM İÇİN CİHAZ MODELİ GELİŞTİRİLMESİ: DENEYSEL BİR ÇALIŞMA

Alev ATALAY, Lara ÖZBAL, Vusala MIRZA, Aslıhan Esra YÜKSEL, Can EYİGÖR

Ege Journal of Medicine - 2026;65(1):49-54

Ege University, Faculty of Medicine, Department of Anesthesiology and Reanimation, İzmir/ Türkiye

 

Amaç: Günümüzde kullanılan kalıcı kateter sabitleme yöntemleri epidural kateterin yer değiştirmesine veya dışarı çıkmasına neden olabilmektedir. Bu durum, kateter göçü, yetersiz analjezi ve istenmeyen spinal blok gibi riskler taşır. Bu deneysel çalışmada, tarafımızca geliştirilen yeni bir sabitleme cihazı ile epidural kateter sabitlemesinde kullanılan geleneksel sütür yöntemi karşılaştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: Ege Üniversitesi Teknopark CND ARGE tarafından geliştirilen Epilock(R) cihazının prototipi, Polilaktik Asit Termoplastik Polimer (PLA+) kullanılarak üç boyutlu yazıcıda üretilmiştir. Etik kurul onayı sonrasında, 10 Sprague Dawley sıçanı (5 dişi, 5 erkek) anestezi altında rastgele iki gruba ayrılmıştır. Kontrol grubunda (n=5) epidural kateterler, ipek sütürlerle (20 düğüm) derinin 11 cm altına sabitlenmiştir. Deney grubunda (n=5) ise kateterler Epilock(R) cihazı ile sabitlenmiştir. Kateter sabitleme süresi kaydedilmiş, kateter stabilitesi ve enfeksiyon açısından sıçanlar 7 gün boyunca izlenmiştir. Bulgular: Kontrol grubunda ortalama kateter sabitleme süresi 258 +/- 250 saniye iken, deney grubunda 175 +/- 150 saniye bulunmuştur. Epilock(R) cihazının kateter sabitleme süresini istatistiksel olarak anlamlı şekilde azalttığı gösterilmiştir (p=0,032). Kateter kalış süreleri karşılaştırıldığında, deney grubunda kateterler ilk günde anlamlı derecede daha uzun süre yerinde kalmıştır (p=0,048). Ancak ikinci günde anlamlı fark saptanmamıştır (p=1,000). Sonuç: Epilock(R) cihazı, geleneksel sütür yöntemine kıyasla daha kısa işlem süresi ve daha iyi erken dönem kateter retansiyonu sağlamıştır. Bu bulgular, özellikle pozisyon vermede zorluk yaşayan hastalarda konforun artırılmasına katkı sağlayabilir. Güvenli ve pratik bir alternatif olarak öne çıkan cihazın, gerekli geliştirmeler ve geniş kapsamlı klinik çalışmalarla rutin kullanımda önemli bir seçenek olabileceği düşünülmektedir.