Esra EROL, Leyla TÜRKER ŞENER
İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi - 2025;9(27):1156-1167
Son dönemlerde sağlık hizmetleri alanındaki teknolojik ilerlemeler, dil ve konuşma terapisi alanında iletişim bozukluklarının değerlendirilmesi ve terapi süreçlerine etkili bir şekilde uygulanmaktadır. İletişim bozuklukları çerçevesinde, kekemelik alanında da çeşitli teknolojik müdahaleler uygulanmaktadır. Kekemelik, konuşma akıcılığının, seslerin, hecelerin veya kelimelerin istemsiz şekilde bloke edilmesi, tekrar edilmesi ya da uzatılması ile tanımlanan bir konuşma bozukluğu olarak ifade edilmektedir. Epidemiyolojik kökenli çalışmalar, kekemeliğin uluslararası bağlamda sık görülen bir bozukluk olduğunu göstermekte ve pediatrik popülasyonda görülme oranının %5'e, erişkin popülasyonda ise %1'e kadar çıkabileceğini ortaya koymaktadır. Kekemelik alanında, sanal gerçeklik, mobil uygulamalar ve telerehabilitasyon gibi çeşitli yöntemleri içeren teknolojik rehabilitasyon uygulamaları kullanılmaktadır. Sanal gerçeklik, kullanıcılara bilgisayar destekli üç boyutlu ortamlarda gerçekçi deneyimler sunan ve bu ortamlarla doğrudan etkileşim kurmalarını sağlayan bir teknolojidir. Kekemelik terapilerinde bu teknoloji, bireylerin günlük hayatta karşılaşabilecekleri zorlayıcı konuşma durumlarını simüle ederek, bu tür anlarda daha etkili başa çıkma stratejileri geliştirmelerine olanak tanımaktadır. Sanal gerçeklik tabanlı sanal simülasyonlar, sosyal kaygı sorunu yaşayan bireylerin, sanal ortamda yer alan gerçekçi avatarlarla etkileşim kurarak sosyal becerilerini ve tepkilerini güvenli bir şekilde pratik etmelerini sağlamaktadır. Mobil uygulamalar, kullanıcıların konuşma yeteneklerini geliştirmelerine ve günlük yaşamda karşılaştıkları kekemelikle ilgili durumları daha yakından takip etmelerine yardımcı olabilecek dijital araçlardır. Bu uygulamalar, bireylere konuşma terapisi egzersizlerini kendi tempolarında yapma fırsatı sunar, gelişimlerini düzenli olarak kayıt altına alır ve gerektiğinde terapistleriyle kolayca iletişim kurmalarını mümkün kılmaktadır. Telerehabilitasyon ise özellikle sağlık hizmetlerine erişim imkânı kısıtlı olan bireyler veya uzak bölgelerde yaşayanlar için etkili bir çözüm sunarak bu kişilerin ihtiyaç duydukları rehabilitasyon hizmetlerine ulaşmalarını kolaylaştırabilmektedir. Geleneksel yüz yüze rehabilitasyonun yerini alabilecek nitelikte olan bu yöntem, uzaktan bağlantı sayesinde bireylerin terapi süreçlerini kesintisiz bir şekilde sürdürmelerine yardımcı olabilmektedir. Bu kapsamda, 2000 -2024 yılları arasında PubMed, Google Akademik, Scopus, ResearchGate, YÖK Tez ve Web of Science veri tabanları kullanılarak sistematik bir literatür taraması gerçekleştirilmiştir. Belirlenen 55 çalışmadan 13'ü dahil edilme kriterlerini karşıladı. Sonuç olarak, teknolojik rehabilitasyonun ve özellikle sanal gerçeklik tabanlı yaklaşımların, kekemelik terapilerinde umut vadeden bir yöntem olarak görülmektedir. Elde edilen bulgular, sanal gerçeklik tabanlı rehabilitasyon uygulamalarının, kekemelikle bağlantılı sosyal kaygının azaltılmasında yenilikçi ve başarılı bir çözüm sunabileceğini ortaya koymaktadır.