Abdulkadir CALAVUL
Ağrı Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;4(2):63-71
Amaç: Bu çalışma, yenidoğanlarda büyük meningomiyelosel defektlerinin cerrahi rekonstrüksiyonunda keystone tasarımlı perforatör flep tekniğine bağlı klinik sonuçları ve komplikasyon oranlarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Gereçler ve Yöntemler: 2022-2023 yılları arasında keystone flep tekniğine kullanılarak meningomiyelosel onarımı yapılan 10 yenidoğan retrospektif olarak incelendi. Cinsiyet, gestasyonel yaş, doğum ağırlığı, anne yaşı, akraba evliliği varlığı, defektin lokalizasyonu ve boyutu, ameliyat günü, hastanede yatış süresi ve postoperatif komplikasyonlar gibi demografik ve klinik değişkenler kaydedildi. Tanımlayıcı istatistikler kullanıldı ve komplikasyon gelişen ve gelişmeyen gruplar arasındaki karşılaştırmalar Mann-Whitney U testi ve Fisher Exact testi kullanılarak yapıldı. Bulgular: Tüm hastalarda majör flep kaybı veya BOS kaçağı olmaksızın başarılı yara kapanması sağlandı. Komplikasyon gelişimi ile değerlendirilen klinik değişkenlerin hiçbiri (örneğin doğum ağırlığı, defekt boyutu, cerrahi zamanlama) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı (p > 0,05). Median defekt boyutu 228,0 cm² (IQR: 180,0-297,0 cm²), median hastanede yatış süresi ise 63,5 gün (IQR: 49,25-77,25 gün) olarak belirlendi. Postoperatif komplikasyonlar 4 hastada (%40) görüldü ve flep revizyonu gerektirmeden konservatif olarak yönetildi. Sonuç: Keystone flep, yenidoğanlarda büyük meningomiyelosel defektlerinin rekonstrüksiyonunda uygulanabilir bir seçenek olabilir. Bu tekniğin etkinliği ve güvenilirliğini doğrulamak için daha geniş örneklemli çalışmalara ihtiyaç vardır.