Ali HALICI
Bozok Tıp Dergisi - 2026;16(1):101-106
Amaç: Bu çalışmada, acil servise başvuran 65 yaş ve üzeri bireylerde kırılganlık düzeyine göre ağrı şiddeti ve süresinin günlük yaşam aktiviteleri ve fonksiyonel bağımsızlık üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Bu kesitsel ve gözlemsel çalışma, Kütahya Şehir Hastanesi Acil Servisi'ne başvuran 65 yaş ve üzeri 222 gönüllü birey ile gerçekleştirildi. Katılımcıların kırılganlık düzeyi FRAIL ölçeği kullanılarak non-frail, pre-frail ve frail olarak sınıflandırıldı. Ağrı şiddeti istirahat, aktivite ve gece dönemleri için Görsel Analog Ölçeği (VAS) ile değerlendirildi. Temel günlük yaşam aktiviteleri Katz Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği (KATZ-ADL), enstrümantal günlük yaşam aktiviteleri Lawton-Brody Enstrümantal Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği (IADL) ile ölçüldü. Bulgular: Pre-frail ve frail gruplarda günlük ağrı görülme oranı non-frail gruba kıyasla anlamlı derecede daha yüksek bulundu (p<0,001). Ağrı süresi pre-frail ve frail gruplarda non-frail gruba göre daha uzun saptanırken (p=0,020), pre-frail ve frail gruplar arasında ağrı süresi açısından anlamlı fark izlenmedi. Ağrı şiddeti istirahat, aktivite ve gece dönemlerinde frail grupta en yüksek, non-frail grupta en düşük düzeydeydi (tüm karşılaştırmalar için p<0,001). Fonksiyonel değerlendirmede, KATZ-ADL ve IADL skorlarının kırılganlık düzeyi arttıkça anlamlı biçimde azaldığı ve frail grupta fonksiyonel bağımlılığın belirgin olduğu saptandı (p<0,001). Sonuç: Acil servise başvuran yaşlı bireylerde kırılganlık düzeyinin artması, ağrı yükünde artış ve günlük yaşam aktivitelerinde belirgin azalma ile ilişkilidir. Özellikle pre-frail evrede saptanan bulgular, bu dönemin erken tanı ve müdahale açısından kritik bir fırsat sunduğunu göstermektedir.