Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

KIRILGANLIĞIN YAŞLI BİREYLERDE TAMAMLAYICI–ALTERNATİF TIP UYGULAMALARI HAKKINDAKİ GÖRÜŞ, TUTUM VE UYGULAMALAR ÜSTÜNE ETKİSİ

CEMİLE ÖZSÜREKCİ, İBRAHİM İLERİ, HATİCE ÇALIŞKAN, FUNDA YILDIRIM, BURCU CANDEMİR, ÇAĞATAY ÇAVUŞOĞLU, RANA TUNA DOĞRUL, BERNA GÖKER

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi - 2020;53(3):177-182

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Geriatri Bilim Dalı, Ankara Türkiye

 

AMAÇ: Tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamaları kökeni çok eskilere dayanan, son yıllarda ise giderek daha popüler hale gelen uygulamalardır. Kronik hastalıkların görülme sıklığındaki artış, sağlık hizmetlerinden duyulan memnuniyetsizlik, olumsuz tıbbi sonuçlar, yüksek sağlık masrafları, ilaçların ya da tedavilerin yan etkileri tamamlayıcı ve alternatif tıp (TAT) uygulamalarına yönelmenin sebepleri arasında sayılabilir. Bu çalışmanın amacı kronik hastalıkların sık görüldüğü yaşlı bireylerin TAT uygulamalarına yönelik bilgilerinin, tutumlarının ve uygulamalarının değerlendirilmesi ve kırılganlık durumu ile olası ilişkisinin değerlendirilmesidir. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamıza geriatri polikliniğine başvuran 65 yaş ve üzeri, iletişim engeli olmayan kişiler davet edilmiştir. Toplam 169 yaşlı birey çalışmaya davet edilmiş ve önceden hazırlanmış anket formu ile TAT uygulamalarına yönelik görüş ve tutumları sorulmuştur. Çalışmaya katılan bireylerin kırılganlık durumu poliklinik ortamında Klinik Kırılganlık Ölçeği ile değerlendirilmiştir. BULGULAR: Tüm çalışma grubundaki bireylerin %23,7’si “kırılgan”, %27,2’si “hassas” (vulnerable) ve %49,1’i “kırılgan olmayan” olarak bulunmuştur. Hemen hemen tüm TAT yöntemleri çalışmaya katılan kişiler tarafından duyulmuş ve bilinmektedir. TAT yöntemlerine başvuru sebepleri arasında en çok mevcut tedaviye ek katkı sağlamak amacı güdülmektedir ve en sık başvuru semptomu ağrı olarak saptanmıştır. SONUÇ: Kırılgan olan bireyler ve olmayan bireyler arasında TAT uygulamaları hakkındaki görüş, tutum ve uygulamalar arasında bir fark olmadığı görülmüştür.