M S ERÖZ, E OZAN, N E BEYHUN, E DEVECİ, E SOYUÇOK
Türkiye'de Psikiyatri - 2009;11(2):51-56
Amaç: Kısa Reaktif Psikoz (KRP) ve Kısa Psikotik Bozukluk (KPB) ilk nöbet tanısıyla yatırılarak tedavi edilmiş hastaların uzun dönemdeki gidiş, sonlanış, tanı değişimi ve ilaç kullanım durumlarını belirlemek. Gereç ve Yöntem: Yataklı birimimizde 1982-1997 yılları arasında yatan ve kesin taburculuk tanısı ilk nöbet Kısa Reaktif Psikoz ya da Kısa Psikotik Bozukluk olan hastalar, arşiv taramasıyla belirlendi. Dosyası incelenen 56 hastanın 22‘si (39.3%); ulaşılamama, ölmüş olma ve katılmayı istememe gibi nedenlerde değerlendirilemedi. Kalan 34 hasta (60.7%) ile 16.8±5.4 yıllık süre sonunda yeniden görüşüldü. İki psikiyatrist tarafından ayrıntılı klinik görüşme ve SCID-I ile güncel değerlendirme yapıldı. Sosyodemografik özellikleri ve kullanmakta oldukları ilaçlar belirlendi. Sonuçlar: Değerlendirilen hastalar (n:34) ve izlem dışı kalan hastalarda (n:22) ilk psikotik nöbet sırasındaki yaş ortalaması ve Kadın/Erkek oranı sırasıyla: 30.6±11.2 ve 19(55.8%) / 15(44.2%)‘a karşılık 27.6±11.0 ve 7(31.9%) / 15(68.1%). Değerlendirilen hastaların (n:34) 11‘inde (32.3%) tek psikotik nöbet tanısı korunurken, 3 hastada (8.8%) nöbetin yinelediği belirlendi. Tanısı değişen hastaların 8‘i (23.5%) Unipolar Depresyon, 7‘si (20.6%) Bipolar I Bozukluk, 4‘ü (11.8%) Anksiyete Bozukluğu ve 1‘i (2.9%) Şizofreni tanısı aldı. 34 hastanın 12‘si (35.3%) güncel değerlendirme sırasında, duygudurum dengeleyici, antidepresan ve antipsikotik ilaçlardan en az birini kullanmaktaydı. Tartışma: Az sayıda hastayı kapsıyor da olsa, çalışmamız, KRP ve KPB‘un, kronik psikozdan çok duygudurum bozukluğunun öncüsü olabileceğini gösterdi. İlk psikotik nöbetten uzun süre sonra halen psikotrop kullanıyor olmaları, sonraki dönemde tanı değişimi ve psikiyatrik bozukluk gelişimine yatkınlığın bir göstergesi olarak değerlendirildi.