Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

KLİNİK AKIL YÜRÜTMEDE TANI HATALARI: BİLİŞSEL SÜREÇLER, NEDENLER VE HATA AZALTMA STRATEJİLERİNE İLİŞKİN KAPSAMLI BİR LİTERATÜR İNCELEMESİ

Neşe PEKCAN, Özlem COŞKUN

Gazi Medical Journal - 2026;37(2):265-270

Ministry of National Education, Ankara

 

Karmaşık ve belirsizlik içeren klinik ortamlarda tanısal karar verme süreçleri, klinik akıl yürütmenin temel bileşenlerinden biri olan tanısal düşünmeye büyük ölçüde dayanmaktadır. Sağlık hizmetlerinin giderek daha karmaşık hâle gelmesiyle birlikte, hekimlerin ve tıp öğrencilerinin nasıl akıl yürüttüklerinin anlaşılması, hasta güvenliğinin ve bakım kalitesinin sağlanması açısından kritik önem taşımaktadır. Bu derleme, tanısal modellere ilişkin yaklaşımların erken dönem varsayımsal-tümdengelimli (hipotetiko-dedüktif) çerçevelerden, günümüzde öne çıkan bilgi temelli ve ikili süreç (dual-process) perspektiflerine uzanan gelişimini incelemektedir. Bu çalışma, PubMed, Web of Science ve Scopus başta olmak üzere temel biyomedikal ve eğitim veri tabanlarında yer alan literatüre dayalı olarak gerçekleştirilen anlatısal bir sentez niteliğindedir. Derleme kapsamında, klinik uygulamada bilişsel süreçler, tanı hataları ve hata azaltma stratejilerine ilişkin kavramsal ve ampirik tartışmalara odaklanılmıştır. Çoğu zaman eksik veri toplama ya da bulguların yanlış yorumlanmasından kaynaklanan tanı hataları, hasta zararına ve sağlık hizmeti maliyetlerinin artmasına önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır. Özellikle yorumlama hatalarının, yalnızca klinik deneyim yoluyla iyileştirilmesinin zor olduğu görülmektedir. Bu durum, bilişsel yanlılıkların ve yeterince gelişmemiş zihinsel temsillerin (hastalık şemaları/illness scripts) tanısal süreçlerdeki rolünü vurgulamaktadır. Ayrıca zaman baskısı ve hekim yoğunluğu gibi bağlamsal faktörlerin de tanısal doğruluğu etkilediği belirlenmiştir. Tanı hatalarının azaltılması; örüntü tanıma becerilerinin geliştirilmesi, üstbilişsel farkındalığın artırılması ve yanlılık azaltma (debiasing) stratejilerinin sistematik biçimde kullanılması gibi hedefe yönelik eğitimsel yaklaşımları gerektirmektedir. Ayrıca, yapay zekânın destekleyici bir araç olarak entegrasyonu ve "tanı fırsatının kaçırılması" (missed diagnostic opportunities) gibi daha yapıcı terminolojilerin benimsenmesi, daha yansıtıcı ve güvenli bir tanı ortamının oluşmasına katkı sağlayabilir.