Müge Tepe Fındık, Lütfiye Öksüz
İstanbul Tıp Fakültesi Dergisi - 2025;88(4):329-337
Amaç: Metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) enfeksiyonları tedavi seçeneklerinin azalmasına, hastanede kalış sürelerinin uzamasına, sağlık hizmetleri maliyetlerinin artmasına neden olur ve toplum sağlığı için küresel bir tehdit oluşturur. MRSA izolatlarında vankomisin (VAN) duyarlılığının azalması ve daptomisin (DAP) direncin ortaya çıkması yeni tedavi seçeneklerini gerekli kılmıştır. Bu çalışmada, klinik örneklerden izole edilen 100 MRSA izolatı üzerinde seftobiprölün (BPR) tek başına ve kombine halde in vitro aktivitesi araştırılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Rutin olarak kullanılan antibiyotikler için duyarlılık testleri disk difüzyon yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. BPR, DAP ve VAN için minimum inhibitör konsantrasyon (MİK) değerleri sıvı mikrodilüsyon yöntemi ile belirlenmiştir. Heterojen dirençli vankomisine orta duyarlı S. aureus'un (hVISA) varlığı makro gradyent test yöntemi ile araştırılmıştır. BPR dirençli izolatlarda BPR-DAP ve BPR-VAN kombinasyonlarının etkinliği dama tahtası yöntemi ile araştırılmıştır. Bulgular: BPR duyarlılığını saptamada kullanılan disk difüzyon ve sıvı mikrodilüsyon yöntemleri arasındaki kategorik uyum %100 idi. Sıvı mikrodilüsyon yöntemi ile dört izolatın BPR'ye (%4; MİK: >2 µg/ml), başka dört izolatın da DAP'a (%4,12; MİK: > 1 µg/ml) dirençli olduğu bulundu. VAN-dirençli S. aureus (VRSA), VAN-orta duyarlı S. aureus (VISA) ve hVISA varlığı tespit edilmedi. BPR dirençli izolatlarda BPR-DAP ve BPR-VAN kombinasyonları indifferens etki gösterdi. Sonuç: BPR'ye karşı direnç oranının nispeten düşük olmasına rağmen, BPR için MİK?? değerinin 2 mg/L olması BPR'ye direncin zamanla artacağı endişesini doğurmaktadır. Farklı antibiyotik kombinasyonları ile yapılacak çalışmalar, BPR dirençli izolatların neden olduğu ciddi enfeksiyonları tedavi etme potansiyeline sahiptir.