KLİNİK SALMONELLA İZOLATLARINDA ANTİMİKROBİYAL DUYARLILIK PROFİLİNİN, VİRÜLANS GENLERİNİN VE KLONAL İLİŞKİNİN ARAŞTIRILMASI

YAMAÇ TEKİNTAŞ, FETHİYE FERDA YILMAZ, SABİRE ŞÖHRET AYDEMİR, ALPER TÜNGER, MİNE HOŞGÖR-LİMONCU

Turkish Journal of Pharmaceutical Sciences - 2018;15(2):207-211

İzmir Katip Çelebi University, Faculty of Pharmacy, Department of Pharmaceutical Microbiology, İzmir, Turkey

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı ampisilin dirençli klinik Salmonella enterica izolatlarında epidemiyolojik ilişkinin, beta-laktamaz ve virülans genlerinin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntemler: Ege Üniversitesi Hastanesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Bakteriyoloji Laboratuvarı’nda 2011-2012 yıllarında izole edilen S. enterica kökenlerinin ampisilin duyarlılıkları CLSI önerileri doğrultusunda disk difüzyon yöntemiyle değerlendirildi. Ampisilin dirençli izolatlardaki ampisilin MİK değerleri yine CLSI kriterlerine göre sıvı mikrodilüsyon yöntemiyle belirlendi. Dirençli kökenler Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından serotiplendirildi. Kökenlerin epidemiyolojik ilişkisi ERIC-PZR ile incelendi. Beta-laktamaz ve virülans genlerinin prevalansı PZR ile tespit edildi. Bulgular: İzole edilen 117 S. enterica kökeninde 10 izolat ampisilin dirençli olarak saptandı ve bu izolatların ampisilin MİK aralığı 512-128 μg/mL olarak belirlendi. İzolatlar nalidiksik asit, siprofloksasin, sefotaksim ve sulfametoksazol/trimethoprim antibiyotiklerine duyarlı bulundu. Dört farklı serotip belirlenirken, izolatlar ERIC-PZR’ye göre 7 farklı epidemiyolojik grupta yer aldı. Kökenlerin 5 tanesinde blaTEM, iki tanesinde blaCTX-M geni saptandı. blaSHV ve blaPER genleri hiçbir izolatta saptanmadı. invA, pipD, sopB virülans genleri tüm kökenlerde belirlenirken, sifA, pefA and sopE genleri sırasıyla üç, dört ve yedi kökende belirlendi. Sonuç: Verilerimiz, S. enterica izolatlarında iki yıllık dönemde ampisilin direnç oranının %8.5 olduğunu ortaya koymakla birlikte bu oranın genel olarak yurtdışındaki oranlardan düşük olduğu göze çarpmaktadır. blaCTX-M ve blaTEM genleri ampisilin direncinden sorumlu olabilir. Ancak ülkemizde oldukça yüksek oranda saptanan blaSHV genine hiçbir izolatta rastlanmamıştır. Beta-laktam direnci ile ilişkili olabileceği düşünülen sopB ve pipD genleri tüm suşlarda bulunmuştur. Ayrıca epidemik olgularla ilişkilendirilen sopE genini içeren üç izolatın aynı serotipe ve epidemiyolojik sınıfa ait kökenler olması dikkat çekicidir.