BURCU KAHVECİ ÖNCÜ, GÜLBAHAR BAŞTUĞ
Klinik Psikoloji Dergisi - 2022;6(2):232-248
Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) genel olarak kişinin ölüm ya da ciddi yaralanma tehdidine maruz kalmasına bağlı olarak ortaya çıkabilen bir ruh sağlığı problemidir. Belirtileri açısından farklı tanılarla karıştırılma olasılığı yüksek olan TSSB’nin klinik açıdan değerlendirilmesinde psikolojik ölçme araçlarına sıklıkla başvurulmaktadır. Adli konularda ise özellikle tazminat talepleri sebebiyle yapılan başvurularda ruh sağlığı alanında çalışan kişiler sıklıkla TSSB’nin varlığını değerlendirmek durumunda kalmaktadır. Bu çalışmada klinik ve adli psikolojik değerlendirmede sık kullanılan Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI), Tematik Algı Testi (TAT) ve Rorschach Mürekkep Lekeleri Testi ile travma mağduru kişilerin değerlendirildiği çalışmalarda ortaya çıkan profil özelliklerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bunun yanında alanyazındaki bilgilerin derlenerek sunulması da amaçlar arasındadır. Yapılan çalışmalar MMPI, TAT ve Rorschach Mürekkep Lekeleri Testi’nin travmanın değerlendirilmesinde başarıyla kullanılabilen araçlar olduğunu göstermekte ancak tanısal ya da adli karar verirken tek başına testlerden elde edilen bilgilerin yanıltıcı sonuçlar doğurabileceği de sıklıkla vurgulanmaktadır. Bu tür durumlarda psikolojik değerlendirme araçlarının kullanımı özellikle önemli olup bu değerlendirmeleri yapan kişilerin de konuyla ilgili alanyazın bilgisine hâkim olması ve güncel çalışmaları takip etmesi yapılan değerlendirmelerin daha doğru şekilde ele alınmasını sağlayacaktır.