Rahime Merve Uçar, Hülya Özdemir, Nadire Ünver Doğan
Tıp Eğitimi Dünyası - 2025;24(74):117-126
Amaç: Bu çalışma, temel tıp bilimleri ile klinik bilimler arasında entegrasyonu teşvik etmek maksadıyla, tıp fakültesi ikinci sınıf öğrencilerine sunulan vaka temelli üç ayrı entegre oturumuna ilişkin öğrenci görüşlerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Çalışma, 2023-2024 ve 2024-2025 eğitim-öğretim yıllarında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yürütülmüş olup kesitsel ve tanımlayıcı bir tasarım benimsenmiştir. "Klinikten Temele Köprü Vakalar" başlıklı üç bütünleşik oturum, ikinci sınıf öğrencilerine sunulmuştur. Her oturum, klinikte görev yapan bir hekim tarafından sağlanan gerçek bir hasta vakası etrafında yapılandırılmıştır. Temel bilimler, klinik bilimler, tıp eğitimi ve eğitim koordinatöründen oluşan bir öğretim üyesi ekibi, vakaları birlikte hazırlamış ve öğrenim hedeflerini belirlemiştir. Oturumlar; hasta öyküsü, fizik muayene bulguları, ayırıcı tanılar, laboratuvar sonuçlarının değerlendirilmesi ve ilgili temel bilim konularının açıklamalarını içermiştir. Anatomi, fizyoloji, histoloji, embriyoloji, mikrobiyoloji ve biyokimya gibi alanlar entegre şekilde sunulmuştur. Her oturum, klinik tanı ve tedavi planı ile sona ermiştir. Oturumların etkisini değerlendirmek amacıyla öğrenci geri bildirimleri 5'li Likert ölçeği ile dijital bir anket yoluyla toplanmıştır. Sekiz maddelik anket, öğrencilerin oturumların faydasına, içerik kalitesine, entegrasyon düzeyine ve genel memnuniyetine ilişkin algılarını ölçmüştür. Katılım gönüllü ve anonimdir. Veriler SPSS 22.0 programında analiz edilmiş, bulgular yüzde ve frekans olarak sunulmuştur. Oturumlar arası farklar ki-kare testi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Üç oturumdan elde edilen verilere göre, öğrencilerin geribildirimlerinin son derece uyumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İlk oturumda (n=109), öğrencilerin %95,4'ü oturumun tıp eğitimleriyle ilgili olduğunu kabul etmiş veya kesinlikle katıldığını belirtmiştir. İkinci oturumda (n=70), %91,5'i oturumun temel bilimlerle klinik bilimler arasında başarılı bir bağlantı kurduğunu ifade etmiş; %88,6'sı ise tıp eğitimine olan ilgisinin arttığını belirtmiştir. Üçüncü oturumda (n=72), öğrencilerin %95,8'i oturum süresinden memnun olmuş ve aynı oranda öğrenci temel bilimlerin klinik uygulamalarla ilişkilendirilmesine katkı sağladığını ifade etmiştir. Her üç oturumda da öğrencilerin %80'inden fazlası benzer entegre oturumların sayısının artırılmasını istediğini belirtmiştir. Ki-kare analizine göre, oturumlar arasında oturumun eğitime uygunluğu, memnuniyet düzeyi, öğrenmeye katkısı veya temel bilimlere ilgi açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p > 0.05). Sonuç: Sonuçlar, temel ve klinik bilimleri bir araya getiren vaka temelli entegre oturumların öğrenciler tarafından olumlu karşılandığını ortaya koymaktadır. Bu öğrenme yaklaşımı, öğrencilerin temel tıp bilgilerini gerçek hasta vakalarıyla ilişkilendirmelerine yardımcı olmuş ve öğrenmeye olan ilgilerini artırmıştır. Sunulan uygulama, tıp eğitiminin erken dönemlerinde bile anlamlı bir entegrasyonun nasıl sağlanabileceğine dair uygulanan bir örnek sunmaktadır ve benzer stratejileri hayata geçirmek isteyen diğer fakülteler için yol gösterici olabileceği düşünülmektedir.