Ömer Selim UNAT, Begüm ÖZKAYA, Tarık ŞİMŞEK, Hakan KAHRAMAN, Aydan MERTOĞLU
İzmir Göğüs Hastanesi Dergisi - 2026;40(2):44-50
Amaç: Hiponatremi, hastaneye yatırılan hastalarda sık görülen bir elektrolit bozukluğudur ve KOAH alevlenmelerinde hipoksi, enfeksiyon, sistemik inflamasyon, komorbiditeler ve tedaviye bağlı etkenler nedeniyle gelişebilir. Hastaneye yatırılan KOAH alevlenmelerindeki klinik önemi belirsizdir. Bu çalışmada, KOAH alevlenmesi nedeniyle hastaneye yatırılan hastalarda hiponatreminin klinik sonuçlar ve inflamatuvar-metabolik parametrelerle ilişkisi değerlendirildi. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif kohort çalışmasında, üçüncü basamak bir göğüs hastalıkları eğitim ve araştırma hastanesinde KOAH alevlenmesi nedeniyle hastaneye yatırılan 174 hasta, başvurudaki serum sodyum düzeyine göre hiponatremik (<135 mmol/L) veya nonhiponatremik (>=135 mmol/L) olarak sınıflandırıldı. Demografik özellikler, komorbiditeler, laboratuvar parametreleri, yoğun bakım yatışı, hastane içi mortalite ve 30 günlük yeniden yatış değerlendirildi. Kötü prognoz, yoğun bakım yatışı ve/veya hastane içi mortalite olarak tanımlandı. Student t, Mann-Whitney U ve ki-kare testleri kullanıldı; p<0,05 anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hiponatremi 46 hastada (%26,4) saptandı. Hiponatremik hastalar daha yaşlıydı (73,24+/-10,09'a karşı 67,72+/-8,74 yıl; p=0,001) ve diabetes mellitus daha sıktı (%41,3'e karşı %18,0; p=0,002). Hiponatremi; daha yüksek lökosit ve nötrofil sayıları, daha düşük lenfosit sayısı, daha düşük klorür ve hemoglobin düzeyleri ve daha yüksek glukoz düzeyi ile ilişkiliydi. Hastanede yatış süresi, kötü prognoz ve 30 günlük yeniden yatış açısından gruplar arasında fark yoktu. Sonuç: Hiponatremi, olumsuz klinik sonuçlar veya yeniden yatışla ilişkili değildi; ancak ileri yaş, diabetes mellitus, hiperglisemi, hipokloremi, daha düşük hemoglobin düzeyi ve lökositoz, nötrofili ve lenfopeni ile karakterize belirgin bir inflamatuvar profille ilişkiliydi. Hiponatremi, bağımsız bir prognostik belirteçten çok inflamatuvar ve metabolik yükü gösterebilir. Düzeltilmiş sodyum değerlerini içeren daha geniş prospektif çalışmalara gereksinim vardır.