Yetkin NA, Yiğit Erarslan F, Baran B, Rabahoğlu B, Tutar N, Gülmez İ
Tuberculosis and Thorax - 2025;73(4):277-285
Giriş: Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) tanılı hastalar, uzun süreli oksijen tedavisi (LTOT) sırasında oksijen düzeylerini izlemek amacıyla sıklıkla pulse oksimetre kullanmaktadır. Bu çalışma, bu hasta grubunda oksimetre kullanımının anksiyete şiddeti, semptom yükü ve sağlık hizmeti kullanım sıklığı ile ilişkisini araştırmayı amaçlamıştır. Materyal ve Metod: Bu prospektif gözlemsel çalışmaya uzun süreli oksijen tedavisi almakta olan 110 KOAH hastası dahil edilmiştir. Katılımcıların solunum fonksiyonları, modifiye Medical Research Council (mMRC) skalası skorları ve günlük pulse oksimetre kullanımları kaydedilmiştir. Anksiyete şiddeti, Beck Anksiyete Envanteri (BAI) ile değerlendirilmiştir. Son bir yıl içindeki sağlık hizmeti kullanımı; poliklinik veya hastanede tedavi edilen alevlenmeler, yoğun bakım ünitesine yatışları ve alevlenmeye bağlı olmayan hastane başvuruları şeklinde analiz edilmiştir. Alevlenmeye bağlı olmayan hastane başvurularının bağımsız belirleyicilerini değerlendirmek amacıyla lineer regresyon analizi yapılmıştır. Bulgular: Katılımcıların 68 (%61.8)'i pulse oksimetre kullandığını bildirmiştir. Oksimetre kullanıcıları ve kullanıcı olmayanlar arasında BAI skoru (p= 0.678), oksijen tedavisi süresi (p= 0.530) ve mMRC skoru (p= 0.251) açısından anlamlı fark saptanmamıştır. Ancak oksimetre kullanmayan hastalarda, kullanıcı olanlara kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek oranlarda alevlenme dışı hastane yatışı bildirilmiştir (p< 0.001). Çok değişkenli analizde pulse oksimetre kullanmamak, alevlenmeye bağlı olmayan hastane başvurularının bağımsız bir belirleyicisi olarak saptanmıştır (B= 1.63; %95 GA: 0.94-2.32; p< 0.001); anksiyete düzeyi ve fizyolojik parametreler ise anlamlı bulunmamıştır. Sonuç: KOAH nedeniyle LTOT uygulanan hastalarda pulse oksimetre kullanımı, anksiyete veya semptom şiddeti ile ilişkili bulunmamıştır. Bununla birlikte pulse oksimetre kullanılmaması, alevlenme dışı hastane başvurularında artış ile bağımsız olarak ilişkili bulunmuştur. Bu bulgular, pulse oksimetrenin anksiyeteye neden olmadan hasta öz yönetimini destekleyebileceğini ve gereksiz sağlık hizmeti kullanımını azaltabileceğini düşündürmektedir.