Gurkan GUNER, Dogus Can KURULAR, Mehmet Emin GONULLU, Kadir CORBACI, Mucahit UNAL
Turkish Journal of Clinics and Laboratory - 2026;2026(1):1866201-1866201
Amaç: Akut apandisit, akut karın ağrısının en yaygın nedenlerinden biridir ve geleneksel olarak apandektomi ile tedavi edilmiştir. Bununla birlikte, artan kanıtlar, antibiyotik tedavisinin, komplike olmayan akut apandisitli seçilmiş hastalarda güvenli bir alternatif olabileceğini göstermektedir. Bu çalışma, gerçek dünya klinik ve radyolojik verilerini kullanarak, komplike olmayan akut apandisitli hastalarda primer tıbbi tedavinin etkinliğini ve güvenliğini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntemler: Akut apandisit tanısı konmuş 289 hastayı içeren tek merkezli retrospektif kohort çalışması yapılmıştır. Hastalar, klinik ve bilgisayarlı tomografi bulgularına göre komplike olmayan apandisit olarak sınıflandırılmıştır. Yirmi üç hasta (%7,9) primer tıbbi tedavi alırken, 266 hasta (%92,1) primer cerrahi geçirmiştir. Demografik özellikler, apendiks çapı, apandikolit varlığı, tedavi sonuçları ve gecikmiş cerrahi ihtiyacı analiz edilmiştir. Sonuçlar: Tıbbi tedavi grubunda ortalama yaş 40,6 yıl, cerrahi tedavi grubunda ise 44,8 yıldı. Apendiks çapının medyan değeri, tıbbi tedavi gören hastalarda (8,0 mm [IQR: 7,5-8,25]) cerrahi tedavi görenlere (11,5 mm [IQR: 9,5-13,0], p < 0,001) göre anlamlı derecede daha küçüktü. Tıbbi tedavi grubunda apandikolit saptanmazken, cerrahi tedavi gören hastaların %12,8'inde apandikolit mevcuttu. Tıbbi tedavi gören 23 hastanın 19'unda (%82,6) cerrahi müdahale olmadan klinik iyileşme sağlandı. Dört hasta (%17,4) klinik durumun kötüleşmesi nedeniyle gecikmeli apandektomiye ihtiyaç duydu. Perforasyon, yaygın peritonit veya büyük ameliyat sonrası komplikasyon vakası gözlenmedi. Birincil tıbbi tedavi, komplike olmayan akut apandisitli, dikkatlice seçilmiş hastalarda cerrahiye güvenli ve etkili bir alternatiftir. Uygun hasta seçimi, özellikle apandikolit dışlanması ve yakın klinik takip, komplikasyon oranlarını artırmadan hastaların önemli bir bölümünün cerrahi müdahaleden kaçınmasını sağlar.