Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

KONJENİTAL KALP HASTALIKLI ÇOCUKLARDA PULMONER ARTER BASINCI VE ŞANT YÜKÜNÜN LEZYON TİPİ, CİNSİYET VE YAŞ İLE İLİŞKİSİ: İKİ MERKEZLİ RETROSPEKTİF ÇALIŞMA

Saadet AYDIN, Özlem BAYRAM

Kardiyovasküler Akademi Bülteni - 2026;4(1):14-19

Bakırçay Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kardiyoloji Anabilim Dalı, İzmir, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmada, konjenital kalp hastalığı bulunan çocuklarda pulmoner arter basıncı ve Qp/Qs oranının lezyon tipine, cinsiyete ve yaşa göre dağılımının değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntem ve Gereçler: İki merkezde izlenen konjenital kalp hastalıklı çocukların verileri retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya toplam 179 hasta dahil edildi. Demografik özellikler, tanı dağılımı, ekokardiyografik hemodinamik parametreler ve laboratuvar verileri kaydedildi. Cinsiyetler arası karşılaştırmalar ve tanı gruplarına göre hemodinamik farklılıklar analiz edildi. Değişkenler arası ilişkiler Spearman korelasyon analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 68,1+/-54,6 ay idi; 107'si (%59,8) kız, 72'si (%40,2) erkekti. En sık tanılar sekundum atriyal septal defekt (ASD) (%35,8), müsküler ventriküler septal defekt (VSD) (%15,1), patent duktus arteriozus (PDA) (%14,5) ve daha önce kapatılmış/opere VSD öyküsü (%29,6) idi. Erkek hastalarda ortalama pulmoner arter basıncı 24,2+/-12,1 mmHg, kız hastalarda 21,6+/-11,7 mmHg (p=0,214); sistolik pulmoner arter basıncı erkeklerde 36,5+/-19,8 mmHg, kızlarda 30,4+/-16,9 mmHg (p=0,04); diyastolik pulmoner arter basıncı erkeklerde 16,5+/-10,4 mmHg, kızlarda 13,7+/-8,1 mmHg (p=0,125) idi. Qp/Qs oranı erkeklerde 1,9+/-0,8, kızlarda 2,1+/-1,3 (p=0,520) olarak bulundu. Tanıya göre ortalama pulmoner arter basıncı ASD'de 18,2+/-4,3 mmHg, VSD'de 28,1+/-13,7 mmHg, PDA'da 22,1+/-10,4 mmHg ve kapatılmış/opere VSD'de 25,8+/-15,7 mmHg idi. Qp/Qs oranları sırasıyla 2,1+/-1,1, 2,2+/-1,1, 1,8+/-1,2 ve 1,9+/-0,9 olarak saptandı. Gruplar arasında Qp/Qs açısından anlamlı fark yoktu (p=0,113), ancak ortalama pulmoner arter basıncı açısından anlamlı fark vardı (p=0,007). En yüksek ortalama pulmoner arter basıncı VSD ve kapatılmış/opere VSD grubunda, en düşük ise ASD grubunda izlendi. Spearman korelasyon analizinde yaş ile boy (r=0,616, p<0,001), vücut ağırlığı (r=0,914, p<0,001), hemoglobin (r=0,454, p<0,001), Qp (r=0,383, p<0,001) ve Qs (r=0,701, p<0,001) arasında pozitif; lenfosit sayısı (r=-0,720, p<0,001) ve sistolik pulmoner arter basıncı (r=-0,325, p<0,001) arasında negatif korelasyon saptandı. Lenfosit sayısı ile Qs arasında da negatif korelasyon vardı (r=-0,542, p<0,001). Sonuç: Konjenital kalp hastalıklı çocuklarda pulmoner arter basıncı lezyon tipine göre farklılık göstermektedir. Benzer Qp/Qs düzeylerine rağmen VSD ve kapatılmış/opere VSD gruplarında ortalama pulmoner arter basıncının daha yüksek olması, pulmoner vasküler etkilenmenin yalnızca şant miktarıyla açıklanamayacağını düşündürmektedir. Bu bulgular, lezyon tipine özgü hemodinamik yüklenmenin çocukluk çağındaki pulmoner vasküler yanıt üzerinde belirleyici olabileceğini göstermektedir.