Rıza ALTUNBAŞ, Adnan TÜRKEL
Türkiye Diyabet ve Obezite Dergisi - 2025;9(3):326-333
Amaç: Diyabetli (DM) hastaların çoğunda glukoz ölçüm cihazı bulunmasına rağmen, açlık ve yemek sonrası hedef değerlerine ilişkin yetersiz bilgi, sonuçların doğru yorumlanmasını ve bu teknolojinin etkili kullanımını sıklıkla engellemektedir. Bu çalışma, hedef odaklı eğitim ve hasta sorumluluğuna dayalı bir takip sisteminin, tıbbi tedavi ile birlikte, HbA1c düzeyleri üzerindeki etkisini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu tek kollu, prospektif müdahale çalışmasına, HbA1c >=%8,0 olan tip 2 diyabetli (T2DM) 84 yetişkin dahil edilmiştir. Başlangıçta, katılımcıların açlık ve yemek sonrası glukoz hedeflerine ilişkin bilgileri ve eğitim düzeyleri bir anketle değerlendirilmiştir. Daha sonra katılımcılara bu hedefler hakkında standartlaştırılmış yazılı ve sözlü eğitim verilmiştir. Hasta sorumluluğuna dayalı bir takip modeli uygulanmış ve hastalara kendi ölçtükleri glukoz değerleri hedef düzeyleri aştığında polikliniğe başvurmaları talimatı verilmiştir. İstatistiksel analizler Friedman, Wilcoxon işaretli sıralama ve Kruskal-Wallis testlerini içermiştir. Bulgular: Ortalama yaş 57,8 +/- 8,4 yıldı; %42,9'u (n=36) erkekti. Başlangıçta, sadece %10,7'si açlık ve %1,2'si yemek sonrası glukoz hedeflerini doğru bir şekilde belirleyebildi. Medyan HbA1c, 3 ayda %9,7'den (IQR 8,6-11,5) %8,1'e (IQR 7,63-9,0) ve 6 ayda %7,1'e (IQR 6,9-7,57) düştü (tüm p<0,001). Klinik ziyaret sıklığı ilk 3 ay boyunca önemli ölçüde arttı ve glisemik hedeflere yaklaşıldıkça azaldı (p<0,001). Sonuç: T2DM'li hastalarda açlık ve yemek sonrası glukoz hedeflerine ilişkin farkındalık kritik derecede düşüktü. Sade ve hedef odaklı bir eğitim stratejisinin, hasta sorumluluğuna dayalı bir izleme modeliyle birleştirildiğinde, HbA1c düzeylerinde klinik olarak anlamlı bir azalma sağlanmıştır.