Reşat Dikme, İsmail Yarcan
Cukurova Medical Journal - 2025;50(3):645-653
Amaç: Bu çalışma, koroner anjiyografi (KA) uygulanan hastalarda plazma amino asit profilini belirlemeyi ve Koroner arter hastalığı (KAH) ile ilişkili potansiyel biyobelirteçleri tanımlamayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Hedeflenen metabolomik yaklaşım kullanılarak, 25 KAH hastasının (KA öncesi ve sonrası) ve 25 sağlıklı kontrolün plazmasındaki 41 amino asit düzeyi analiz edildi. KA öncesi ve sonrası hastalardan ve sağlıklı kontrollerden alınan plazma örnekleri, serbest amino asit profillerini belirlemek için yüksek performanslı sıvı kromatografisi tandem kütle spektrometrisi (LC-MS/MS) kullanılarak analiz edildi. Amino asit konsantrasyonları ölçüldü. Bulgular: KA öncesi hastalarda, arjinin (35.124±14.476 µmol/L), asparajin (34.386±6.41 µmol/L), aspartik asit (11.266±4.788 µmol/L), glutamik asit (136.502±54.193 µmol/L) ve dallı zincirli amino asitlerden lösin (168.451±85.247 µmol/L) ile izolösin (66.067 ±14.605 µmol/L) düzeyleri kontrol grubuna kıyasla belirgin şekilde daha düşüktü. Buna karşılık, hidroksiprolin (27.16±21.173 µmol/L), hidroksilizin (0.21 ±0.116 µmol/L), sistin (27.039 ±11.978 µmol/L) ve etanolamin (13.136 ±5.812 µmol/L) düzeyleri artmıştı. KA sonrasında ise asparajin (30.408±7.121 µmol/L), lösin (106.362 ± 25.446 µmol/L), izolösin (57.637±11.83 µmol/L), treonin (81.422±16.043 µmol/L) ve triptofan (36.548±12.014 µmol/L) düzeylerinde ek azalmalar gözlendi. Sonuç: Bu bulgular, amino asit profillemesinin KAH için tanısal ve terapötik bir araç olarak potansiyelini vurgulamakta olup, hastalık patogenezine ilişkin içgörüler ve hedefli müdahaleler için fırsatlar sunmaktadır.