Hüseyin KANDEMİR, Melisa YILANKIRAN, Sena KARAKUŞ, Polat İSAKOCA, Nizam BAL, Sümeyye ŞAHİN
Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;28(2):167-174
Amaç: Bu çalışmanın amacı, hastaların koroner anjiyografi öncesi anksiyete düzeylerinin bazal (trait) anksiyete düzeylerinden farklı olup olmadığını belirlemek, bu farklılıklara katkıda bulunan faktörleri belirlemek ve işlem öncesi anksiyeteyi azaltmak için olası tedbirleri tespit etmektir. Gereç ve Yöntemler: Bu kesitsel, gözlemsel çalışmaya, elektif koroner anjiyografi planlanan 18 yaş ve üzeri 111 hasta dahil edildi. Toplanan veriler hastaların demografik özellikleri (yaş, cinsiyet, boy, kilo), tıbbi geçmişi, eşlik eden hastalıkları ve önceki ameliyat veya koroner girişim öyküsünü içeriyordu. Anksiyete düzeyleri, durumluk kaygısı için durumluk kaygı envanteri (STAI) - form TX-I ve sürekli kaygısı için form TX-II kullanılarak değerlendirildi. Tüm veriler uygun istatistiksel yöntemler kullanılarak analiz edildi. Bulgular: Ortalama sürekli kaygı puanı, ortalama durumluk kaygı puanından anlamlı derecede yüksekti (p<0,001). Durumluk ve sürekli kaygı puanları arasında orta düzeyde pozitif korelasyon bulundu (r=0,477, p<0,001). Durumluk kaygı ve mesleki durum arasında düşük ancak anlamlı negatif korelasyon gözlendi (r=-0,228, p=0,016), daha önceki koroner anjiyografi öyküsü ve durumluk kaygı arasında orta düzeyde negatif korelasyon bulundu (r=-0,360, p<0,001). Sürekli kaygı, kadın cinsiyetiyle orta düzeyde ve pozitif olarak ilişkiliydi (r=0,344, p<0,001), ek olarak sürekli kaygı hem meslek ile (r=-0,194, p=0,042) hem de eğitim düzeyi ile (r=-0,345, p<0,001) negatif olarak ilişkiliydi. Sonuç: Hastalarda koroner anjiyografi öncesinde anlamlı düzeyde anksiyete saptanmış olup, özellikle kadınlarda, okuma yazma bilmeyen hastalarda, ilkokul mezunlarında ve obez bireylerde anksiyete düzeylerinin daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Bu sonuçlar ile risk altındaki popülasyonlarda, koroner girişimlerden önce anksiyete düzeylerinin rutin olarak değerlendirilmesi, hedeflenen psikososyal ve medikal destek stratejilerinin uygulanmasına olanak sağlamak açısından önemlidir.