MESUT KEÇEBAŞ, FEYZULLAH BEŞLİ, MEHMET FETHİ ALİŞİR, SERHAT ÇALIŞKAN, AHMET YILDIRIM, ALİ AYDINLAR
Düzce Tıp Fakültesi Dergisi - 2015;17(1):1-4
Amaç: Koroner arter ektazisi (KAE), koroner damarların bir bölümünün veya tamamının, komşu normal koroner arter segment çapından 1,5 kat veya daha fazla geniş olmasıdır. KAE görülme sıklığı % 1,5-5 arasında değişebilmektedir. KAE etiyolojisi aydınlanmamış olmakla birlikte, genellikle koroner aterosklerozun bir varyantı olduğu düşünülmektedir. Çalışmamızda koroner arter ektazisi olan hastalarda, aterosklerotik risk faktörleri ile koroner arter hastalığı arasındaki ilişki araştırıldı. Yöntem: Ocak 2008 - Mayıs 2012 tarihleri arasında koroner anjiyografisi yapılan 5595 hasta dosyası geriye dönük olarak tarandı. Tüm hastaların aterosklerotik risk faktörleri belirlendi. Hastalar koroner arter hastalığı (KAH) olan KAE ve sadece KAE olanlar olarak 2 gruba ayrıldı. Bulgular: Çalışmaya Koroner arter ektazisi olan 135 (%2,4) hasta alındı. Hastaların yaş ortalaması 62.2 yıl olup %81,5’i erkek idi. Hastaların %71,1’inde KAH mevcut idi. KAH olan KAE grubunda sadece KAE olan hastalara göre; diyabetes mellitus (DM) ve hipertansiyon (HT) sıklığı anlamlı olarak daha yüksek saptandı. Lojistik regresyon analizi yapıldığında DM varlığı KAE hastalarında; KAH riskini 2,59 kat, HT varlığı ise KAH riskini 3,39 kat arttırmaktaydı, iki grup arasında diğer aterosklerotik risk faktörleri açısından anlamlı bir farklılık saptanmadı. En sık tutulum gösteren damar sağ koroner arterdi (%45,9). Markis sınıflamasına göre en sık tip 4 saptandı. Sonuç: Çalışmamızda KAE sıklığı %2,4 olarak belirlenmiş olup, KAH için iyi bilinen risk faktörleri olan DM ve HT’nun KAH olan KAE hastalarında daha sık görüldüğü saptanmıştır.