Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

KORONER BT ANJİYOGRAFİDE SAPTANAN KORONER ATEROSKLEROZ DÜZEYİ İLE PROGNOSTİK BESLENME İNDEKSİ ARASINDAKİ İLİŞKİ

Çiğdem ÖZER GÖKASLAN, Cem KORUCU, Uğur AKSU, Gülc an GENCER

Kocatepe Tıp Dergisi - 2026;27(1):105-110

Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi

 

AMAÇ: Koroner kalp hastalığı şüphesi olan kişilerde majör olumsuz kardiyovasküler olayın erken risk tahmini, majör olumsuz olayı önlemeye yardımcı olabilir. Koroner bilgisayarlı tomografi anjiyografi (BTA), koroner aterosklerozu tanımlama yeteneği, plağın morfolojisi ve majör olumsuz kardiyovasküler olay (MACE) risk tahmini değerlendirilmesi için oldukça önemli bir tetkiktir. Lenfosit sayısı ve serum albümin düzeyi parametrelerini kullanarak elde edilen Prognostik beslenme indeksi (PNİ) serum albümin ve lenfosit değerlerine dayalı olarak bireyin hem immünolojik hem de inflamatuar durumunu yansıtan bir belirteçtir. Bu çalışmada, Koroner BTA ile saptanan koroner arter hastalığının derecesi ve prognostik nütrisyon indeksi (PNİ) ile MACE riskinin öngörülmesinde arasındaki ilişkiyi araştırdık. GEREÇ VE YÖNTEM: Koroner BTA tetkiki yapılan 484 hastanın tüm verileri retrospektif olarak incelenmiştir. Koroner arter darlık derecesi %50'den az, %50-%70 darlık ve %70 üzeri olmak üzere sınıflandırıldı. Çalışmaya dahil edilen hastaların kan analizleri incelenerek PNİ = 10 x serum albümini (g/dL) + 0,005 x toplam lenfosit sayısı (mm3 başına) formülü kullanılarak hesaplandı. Çalışmamızda BTA tetkiki yapıldıktan sonraki 1 yıl içinde mortalite gelişmiş olan, SVO veya MI geçiren hastalar MACE gelişip gelişmemesi göre iki gruba ayrıldı. MACE gelişimi ile BTA koroner arter darlık derecesi, albümin seviyesi ve PNI ile karşılaştırılması yapıldı. BULGULAR: MACE gelişimine göre Koroner BTA koroner arter darlık derecesi ve biyobelirteçlerin karşılaştırılması sonucu anlamlı farklılık gösteren parametreler yaş, albumin, PNI düzeyleri idi. Çalışmamız PNI'nın MACE gelişimi ile negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiş olup PNI'daki her bir birimlik artışın MACE gelişme riskini yaklaşık %10,5 oranında azalttığını göstermektedir. Koroner BTA'de özellikle LAD'de tüm darlık derecelerinde 1 yıllık MACE gelişimi ile anlamlı ilişki bulunmuş olup %50 ve üzeri darlıklarda MACE gelişimiyle ilişki daha da belirgindi. SONUÇ: Koroner BTA, hedef popülasyonun prognozunu iyiyleştirmek için erken tanı ve önleyici müdahaleyi sağlamak için MACE'nin risk tahminine önemli bir katkı sağlamaktadır. BTA bulguları ve biyokimyasal belirteçler MACE riskinin öngörülmesinde birlikte değerlendirilmeli; özellikle beslenme durumu, risk yönetiminde göz ardı edilmemelidir. Elde edilen bulgular, MACE riskinin potansiyel tahmininin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını gerektiğini vurgulamaktadır.