CEM YORGANCIOĞLU, HİLMİ TOKMAKOĞLU, KAYA SÜZER, YAMAN ZORLUTUNA
Journal of Clinical Practice and Research - 2000;22(2):87-97
Amaç: Arterial greftler koroner bypass cerrahisi uygulanan hastalarda ven greftlerine göre daha iyi geç sonuçlar vermektedir. Birden fazla arterial greft ile revaskülarizasyon yapılan olgular ile ilgili deneyimimiz ve sonuçları tartışılacaktır. Gereç ve yöntem: Ağustos, 1992 - Aralık, 1998 tarihleri arasında koroner bypass yapılan 3339 olgunun 68 'inde birden fazla arterial greft ile koroner revaskülarizasyon uygulandı. Olguların 57'si erkek (% 84), yaşları 35-78 arasındadır (m: 56.2 10.3). Olguların beşinde koroner bypass işlemi çalışan kalpte ve kardiyopulmoner bypass kullanılmadan gerçekleştirildi. Uygulanan distal bypass sayısı iki ile altı arasındadır (m: 3.8 1.3). Olguların 10'unda bilateral internal torasik arter, 46'sında sequential sol internal torasik arter, birinde sequential sol internal torasik arter ve sequential sol radial arter, ikisinde sol internal torasik arter ve sequential sol radial arter, birinde sol internal torasik arter ve sequential sağ radial arter, altısında sol internal torasik arter ve sol radial arter, ikisinde ise sol internal torasik arter ve inferior epigastrik arter koroner revaskülarizasyonda kullanılmıştır. Sadece arterial greftler ile revaskülarizasyon yapılan olgu sayısı 22 'dır. Ek cerrahi işlem olarak iki olguda anevrizmektomi, bir olguda mitral kapak replasmanı, bir olguda asendan - desendan aortik bypass uygulandı. Bulgular: Erken postoperatif dönemde üç olgu (% 4.4) kanama nedeni ile reoperasyona alınmış, bir olguda (% 1.4) serebrovasküler olay gelişmiş, bir olguda mediastinit (% 1.4) oluşmuştur. Perioperatif miyokard infarktüsü veya hastane mortalitesi oluşmamıştır. Sol sequential internal torasik arter ile diagonal ve sol anterior desendan arter proksimal ve distal revaskülarizasyonu yapılan bir olguya taburcu olmadan yapılan kontrol anjiografide greftin açık olduğu belirlenmiştir. Olguların tümü bir ile 58 ay arasında (m: 11.6 ± 13.1 ay), toplam 692 hasta -ay izlenebilmiştir. Reküren angina pektoris yakınması olan üç olgunun ikisine postoperatif 16. ve 22. aylarda kontrol anjiografi yapılmış ve seauential internal torasik arterin açık olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Arterial greftler ile revaskülarizasyonun erken dönemde bir risk oluşturmadığı, geç dönemde ise arterial greftlere bağlı avantajların taşınacağı kanısına varılmıştır.