Sefa SURAL, Vedat ASLAN
Dicle Tıp Dergisi - 2026;53(2):451-461
Amaç: Kontrast ilişkili nefropati (KİN), kronik total oklüzyon (KTO) girişimlerinde önemli komplikasyonlardan biri olmaya devam etmektedir. KTO lezyon kompleksitesini değerlendirmede kullanılan skorların KİN gelişimini öngörmedeki rolü henüz net değildir. Bu çalışmada, kronik total oklüzyon-perkütan koroner girişim (KTO-PKG) uygulanan hastalarda CASTLE (EuroCTO) skorunun KİN gelişimi ile ilişkisi araştırıldı. Yöntemler: KTO-PKG uygulanan toplam 356 hasta retrospektif olarak değerlendirildi ve KİN gelişimine göre iki gruba ayrıldı. Gruplar arasında klinik, anjiyografik ve prosedürel özellikler karşılaştırıldı. Eksik veriler çoklu imputasyon yöntemi ile tamamlandı. KİN'in bağımsız belirleyicileri çok değişkenli lojistik regresyon analizi ile değerlendirildi. KTO skorlama sistemlerinin öngörü performansı receiver operating characteristic (ROC) eğrisi analizi ile incelendi. Bulgular: KİN, 34 (%9,5) hastada gelişti. KİN gelişen hastalar daha ileri yaşta olup diyabetes mellitus sıklığı daha yüksek ve sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu daha düşüktü. KİN grubunda prosedürel kompleksite daha yüksek olup, bu durum daha yüksek CASTLE ve Japanese chronic total occlusion (J-CTO) skorları, daha uzun lezyon uzunluğu ve daha fazla kontrast madde kullanımı ile ilişkiliydi. Çok değişkenli analizde CASTLE skoru, KİN gelişimi ile bağımsız olarak ilişkili bulundu (OR: 1,838; %95 güven aralığı [GA]: 1,354-2,494; p<0,001). J-CTO skorunun ilişkisi daha zayıfken, PROGRESS CTO skoru anlamlı bulunmadı. ROC analizinde CASTLE skorunun orta düzeyde ayırt edici performans gösterdiği saptandı (eğri altında alan [EAA]: 0,694; %95 GA: 0,643-0,742). >2 eşik değeri, duyarlılık (%70,6) ve özgüllük (%63,3) açısından en uygun dengeyi sağladı. Sonuç: CASTLE skoru, KTO-PKG uygulanan hastalarda KİN gelişimi ile ilişkili bulundu ve diğer KTO skorlama sistemlerine kıyasla daha iyi öngörü performansı gösterdi. CASTLE skoru, işlem öncesi risk değerlendirmesinde yararlı olabilir; ancak bulguların prospektif çalışmalarla doğrulanması gerekmektedir.