Ayşe Yalçın, Hatice Abaoğlu
Sağlık Profesyonelleri Araştırma Dergisi - 2025;7(3):184-200
Korunmaya ihtiyacı olan çocuklar; ebeveyn kaybı, sevgi ve güven ihmali, sosyal dışlanma gibi nedenlerle ciddi psikososyal sorunlar yaşamaktadır. Kurumsal bakımın yetersiz sosyal ve duyusal uyarımı, çocuklarda aidiyet duygusunun azalmasına, düşük öz saygıya ve gelişimsel geriliklere yol açmaktadır.Çocuklar; yalnızlık, öfke, çaresizlik gibi duygularla başa çıkmakta zorlanmakta ve davranışsal problemler geliştirebilmektedir. Psikososyal yoksunluk; bilişsel, duygusal ve fiziksel gelişimi olumsuz etkileyerek sos yal izolasyon ve akademik başarısızlığa neden olmaktadır. Fiziksel büyümenin yavaşlaması ve beyin gelişimindeki yapısal bozukluklarla kendini gösterebilir. Aynı şekilde, bilişsel gelişimde de dikkat ve yürütücü işlevlerde bozulmalar gözlemlenmiştir. Duygus al olarak kimsesiz çocuklar, öfke, yalnızlık ve çaresizlik gibi hislerle mücadele ederken, bu duyguların düzenlenme sisteminde de problemler gözlemenir. Davranışsal sorunlar ise sosyal uyumsuzluk, agresyon ve riskli davranışlarla kendini gösterir. Bu bağla mda, aile benzeri koruyucu bakım modelleri çocukların psikososyal gelişimini desteklemek adına önemli bir alternatiftir. Ergoterapi, yalnızca psikososyal yoksunlukların sonuçlarını hafifletmekle kalmayıp, aynı zamanda çocukların öz yeterlilik algılarını g üçlendirmek ve onlara hayat boyu kullanabilecekleri beceriler kazandırmak için de kritik bir rol üstlenir Ergoterapi , teorik çerçeveyle bu çocukların yaşam becerilerini geliştirmek, bağımsızlıklarını artırmak ve sosyal katılımlarını desteklemek için etkil i yöntemler sağlamaktadır. Ergoterapinin kişi -çevre -aktivite uyumunu esas alan yaklaşımları, özellikle kurumsal bakım ortamında karşılaşılan psikososyal eksikliklerin giderilmesinde etkili bir çözüm sunmaktadır.