Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

KRİTİK HASTA AKUT DEKOMPANSE KALP YETERSİZLİĞİNDE LAKTAT-ALBUMİN ORANININ HASTANE İÇİ MORTALİTE İLE İLİŞKİSİ

Yusuf HOSOGLU, Mehmet GOL, Ayse HOSOGLU, Hakan TIBILLI, Veysi KAVALCI, Abdulmecit AFSIN

Turkish Journal of Clinics and Laboratory - 2026;2026(1):1848377-1848377

Department of Cardiology, Private Koru Sincan Hospital, Ankara, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışma, akut dekompanse kalp yetersizliği (ADKY) tanısıyla yatırılan kritik hastalarda, başvuru laktat-albumin oranının (LAR) hastane içi mortalite ile ilişkisini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif tek merkezli çalışma, koroner yoğun bakım ünitesine ADKY ile yatırılan 87 yetişkin hastayı dahil etmiştir. LAR, başvuru laboratuvar değerleri kullanılarak hesaplanmıştır. Hastalar hastane içi sağkalım durumlarına göre sınıflandırılmıştır. Hastane içi mortaliteyi öngören parametreleri belirlemek için klinik, laboratuvar ve ekokardiyografik değişkenler analiz edilmiştir. LAR'ın prognostik performansını değerlendirmek amacıyla "Receiver Operating Characteristic" (ROC) analizi yapılmıştır. Bulgular: Seksen yedi hastanın 29'unda (%33,3) hastane içi mortalite gözlenmiştir. Ölen hastaların medyan laktat düzeyleri, sağ kalanlara göre anlamlı derecede yüksek saptanmıştır (3,47'ye karşılık 2,10 mmol/L, p<0,001). Benzer şekilde, ölen hastalarda LAR daha yüksek (0,93'e karşılık 0,59, p=0,002), sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) ise daha düşük bulunmuştur (%28,2'ye karşılık %36,1, p=0,006). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde; mekanik ventilasyon (düzeltilmiş OR: 80,8, p<0,001) ve LVEF (her %1'lik değişim için düzeltilmiş OR: 0,92, p=0,016) hastane içi mortalite ile bağımsız olarak ilişkili bulunurken, LAR bağımsız bir öngördürücü olarak saptanmamıştır (p=0,266). ROC analizi, LAR'ın mortaliteyi öngörmede makul bir ayırt ediciliğe sahip olduğunu göstermiştir (Eğri Altındaki Alan [AUC]: 0,706). Sonuç: Düzeltilmemiş analizlerde yüksek LAR değerleri mortalite ile ilişkili olsa da, bu belirteç ADKY tanılı kritik hastalarda, hastalığın ciddiyetini gösteren yerleşik göstergelerin ötesinde bağımsız bir prognostik değer sağlamamıştır.