Şenay Yıldırım, Ayça İnci, Semih Gül, Üstün Yılmaz, Arif Aslaner
Anatolian Journal of General Medical Research - 2026;36(1):21-28
Amaç: Kronik aktif antikor aracılı rejeksiyon (ca-ABMR), böbrek nakli alıcılarında uzun vadede greft kaybının önde gelen nedenlerinden biridir. ca-ABMR'de intravenöz immünglobulin ve plazmaferez tedavilerinin sonuçları tartışmalı olduğundan, belirlenmiş etkili bir tedavi bulunamamıştır. Bu çalışma, ca-ABMR vakalarını tedavi etme veya tedavi etmeme kararını etkileyen klinik ve histopatolojik parametreleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Yöntem: 2018-2024 yılları arasında patoloji bölümünde böbrek rejeksiyon ön tanısıyla biyopsi yapılan ve kronik aktif antikor aracılı rejeksiyon tanısı konulan on dört hasta çalışmaya dahil edildi. Histopatolojik özellikler Banff 2019 kriterlerine göre skorlandı. Bulgular: Hastaların %28,6'sı (n=4) kadın, %71,4'ü (n=10) erkekti. Erkek hastaların yaş ortalaması 46,40+/-12,63 yıl iken, kadın hastaların yaş ortalaması 33,00+/-16,39 yıl olarak bulundu. Böbrek naklinden biyopsiye kadar geçen ortalama süre 56,85+/-47,27 ay olarak bulundu. T edavi edilen (n=10) ve tedavi edilmeyen (n=4) gruplar arasında mikrovasküler inflamasyon skoru (p=0,88), kronik doku hasarı skoru (p=0,87), transplant glomerulopatisi (p=0,99), intimal arterit (p=0,99) ve immünohistokimyasal C4d boyanma skoru (p=0,50) açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. Ancak mikrovasküler inflamasyon açısından yüksek riskli grup (glomerulit+peritübüler kapillerit), düşük riskli grupla karşılaştırıldığında anlamlı derecede daha uzun bir sağkalım süresine sahipti (p=0,03 <0,05). Kronik doku hasarı (tübüler atrofi+interstisyel fibrozis+toplam inflamasyon) skoru için düşük ve yüksek risk grupları arasında sağkalım süresinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p=0,56 >0,05). T edavi edilen ve tedavi edilmeyen gruplar arasında Banff lezyon skorlarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. Sonuç: ca-ABMR hastalarında, protokol biyopsileri yoluyla greftlerdeki histopatolojik değişikliklerin erken tespiti, tedaviden fayda görecek hastaların belirlenmesine yardımcı olabilir.