YILMAZ ERSAN, NİHAT YAVUZ, RAMAZAN KUŞASLAN, YUSUF ÇİÇEK, SABRİ ERGÜNEY
Cerrahpaşa Medical Journal - 2005;36(4):213-217
Kronik anal fissür, dentat çizgiden anal vergeye uzanan anal kanal mukozasının longitudinal veya armut şeklindeki defektidir. İnternal sfinkterin sirküler lifleri fissurün tavanında görülebilir ve çoğunlukla sentinal tag, hipertrofik anal papilla ve bir derece anal stenoz gibi sekonder değişiklikler sıklıkla kronik anal fissure eşlik ederler. Anal fissurler her yaşta görülebilir ama 3. ve 4. dekad arasındaki yaş grubunda en sıktır. En sık görülen semptomlar ağrı ve rektal kanamadır. Kronik anal fissürlü hastaların istirahattaki anal kanal basınçları, internal anal sfinkter aşırı aktivitesi sebebiyle yüksektir. Ayrıca son araştırmalar anüs arka orta çizgisine gelen kan akımının internal sfinkterden gelen end arterlerle sağlandığı ve potansiyel olarak yetersiz olduğunu göstermiştir. Yine kronik anal fissürlerin küçük bir kısmı vaginal doğum sonrasında gelişebilir. Kronik anal fissürlerin tedavisi son yıllarda cerrahiden medikal tedaviye doğru kaymıştır. Bu çalışma kronik anal fissürlü hastaların cerrahi tedavilerini yeniden gözden geçirmek amacıyla dizayn edildi ve cerrahi tedaviyle ilintili makaleler için bir literatür araştırması yapıldı. Sonuç olarak, çeşitli farmakolojik ajanların istirahat anal basıncını düşürdüğü ve fissür iyileşmesini hızlandırdığı gösterilmiştir. Şimik sfinkterotomi de denilen bu yöntem çoğu merkezde kronik anal fissür tedavisinde ilk tercih edilen tedavi yöntemi olmuştur. Bu medikal tedavilerin ilk tercih olarak kullanılması çoğu kronik fissürlerde iyileşme sağlar. Eğer medikal tedavi başarısız olursa yada nüksederse cerrahi müdahaleden önce sfinkterin durumu anal ultrasonografi ve anal manometri yapılması tavsiye edilir. Eğer bu hastalarda istirahat anal basıncı artmışsa hastalara lateral internal sfinkterotomi önerilmelidir. Her ne kadar geleneksel cerrahi sfinkterotomi, kronik anal fissürlerin iyileşmesinde çok başarılı ise de, bu girişim hiç değilse bazı serilerde yüksek morbiditeye sahiptir (inkontinans ve diğerleri). Konservatif lateral sfinkterotomi ('Tailored' girişimi) yeterli fissür iyileşmesi ile sonuçlanır ve internal sfinkterin korunması sebebiyle daha az inkontinans oranına sahiptir. Anal cerrahi hikayesi veya obstetrik travma öyküsü varsa, anal ultrasonografi ve anal manometri önceki tespit edilmemiş sfinkter hasarlarını teşhis etmede faydalı olabilir. Eğer sfinkterler bozulmuşsa anal advancement flep uygulanmalı. Ayrıca cerrahi tedavi, anal fistül veya abse ile birlikte olan kronik anal fissürlü hastalarda da uygulanmalıdır. Yeni cerrahi tedaviler hastalığın geleneksel tedavi yönteminin şartları içinde incelenmiş ve geleceğin tedavi algoritmaları önerilmiştir.