FERDA SUREL, ESRA SAHINGOZ BAKIRCI
Bozok Tıp Dergisi - 2025;15(1):9-14
Amaç: Kronik bel ağrısı olan kişilerde kinezyofobi varlığını, risk faktörlerini ve oluşan kinezyofobi ile ağrı ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamız kesitsel bir tasarıma sahipti. Çalışmaya fiziksel tıp ve rehabilitasyon kliniğine üç aydan uzun süreli kronik bel ağrısı ile başvuran 18-65 yaş arası hastalar dahil edildi. Tüm hastaların sosyodemografik verileri ve ağrı süreleri kaydedildi. Hastaların ağrı düzeyi vizüel analog skala (VAS); kinezyofobi varlığı Tampa Kinezyofobi Ölçeği (TKÖ); yaşam kalitesi kısa form-12 (SF-12); fonksiyonel yetersizlik Oswestry Disabilite İndeksi (ODİ) ile değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya 89 hasta dahil edildi. Hastaların 64’ü (%71,9) kadın, 25’i (%28,1) erkekti. Median yaş 52 (21)’ydi. Yaş, cinsiyet ve VKİ ile TKÖ skorları arasında bir korelasyon saptanmadı (sırasıyla; r=0,066, p=0,536; r=-0,126, p=0,240 ve r=0,131, p=0,221). TKÖ skoru ile SF-12 fiziksel ve mental skorları arasında orta derecede negatif korelasyon (r=-0,372, p<0,001; r=-0,324, p<0,001); TKÖ skoru ile ODİ arasında orta düzeyde pozitif korelasyon (r=0,530, p <0,01), TKÖ skoru ile VAS skoru ve ağrı süresi arasında zayıf pozitif korelasyon saptadık (r=0,261, p=0,013; r=0,230, p=0,030). Sonuç: Kronik bel ağrılı hastalar, ağrı şiddeti ve süresi ile ilişkili olan yüksek düzeyde kinezyofobiye sahiptir. Yüksek kinezyofobi skorlarının yaşam kalitesini ve günlük yaşam aktivitelerini olumsuz yönde etkileyebileceği düşünülmektedir.