Hatice Betigül MERAL, Erkan KOLAK
Androloji Bülteni - 2026;28(1):29-35
AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, kronik bel ağrısı olan yetişkin kadınlarda kinezyofobi ile cinsel işlev arasındaki ilişkiyi incelemektir. GEREÇ ve YÖNTEMLER: Bu kesitsel çalışma, Ekim-Kasım 2025 tarihleri arasında bir üniversite hastanesinin Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon polikliniğinde yürütülmüştür. Çalışmaya, en az üç aydır bel ağrısı yaşayan ve aktif cinsel yaşamı bulunan, 18-55 yaş aralığında toplam 90 kadın hasta dâhil edilmiştir. Ağrı şiddeti Görsel Analog Skala (GAS) ile, fonksiyonel yetersizlik Roland Morris Disabilite Sorgulaması (RMDS) ile, kinezyofobi Tampa Kinezyofobi Ölçeği (TKÖ) ile ve cinsel işlev Kadın Cinsel İşlev İndeksi (FSFI) ile değerlendirilmiştir. Klinik değişkenler ile FSFI puanları arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla korelasyon ve çoklu doğrusal regresyon analizleri yapılmıştır. BULGULAR: Ortalama FSFI toplam puanı 21,67+/-3,9 olarak saptanmış, katılımcıların %76,7'sinde cinsel işlev bozukluğu tespit edilmiştir. Ağrı şiddeti, FSFI'nin uyarılma (r=-0,305, p=0,003), tatmin (r=-0,251, p=0,017) alt boyutları ve toplam puanı (r=-0,235, p=0,026) ile anlamlı negatif korelasyon göstermiştir. Kinezyofobi düzeyi; istek, uyarılma, orgazm, tatmin ve FSFI toplam puanı ile anlamlı negatif ilişki göstermiştir (r=-0,335, p=0,001). Regresyon analizinde ise yaş (p=0,005), ağrı şiddeti (p <0,001) ve TKÖ skoru (p <0,001), cinsel işlevin anlamlı yordayıcıları olarak belirlenmiştir. SONUÇ: Bulgular, kronik bel ağrısı olan kadınlarda cinsel disfonksiyonun çok faktörlü yapısı içerisinde, kinezyofobinin dikkate değer bir bileşen olabileceğine işaret etmektedir. Bu durum, kronik bel ağrısının yönetiminde hem fiziksel hem de psikolojik faktörlerin birlikte ele alınmasının, cinsel sağlık ve genel yaşam kalitesini destekleyebileceğini düşündürmektedir.