Edip ERKUŞ, İbrahim GÜNEY, Şeyma KAHYAOĞLU, Mikail DAĞ, Yasin TAŞDELEN, Fatih ERGÜL
Ege Journal of Medicine - 2026;65(1):25-32
Amaç: Bu çalışmanın amacı, diyaliz almayan kronik böbrek hastalığı (KBH) olan hastalarda irritabl bağırsak sendromu (IBS) sıklığını ve ilişkili faktörleri, ayrıca depresyon ve anksiyete düzeylerini belirlemektir. Ayrıca yaşam kalitesini iyileştirmek için olası önlemleri araştırmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Evre III -V prediyaliz KBH'li hastalar, Roma IV kriterlerine göre IBS açısından değerlendirildi. Anksiyete ve depresyon düzeyleri Hamilton Anksiyete ve Depresyon Derecelendirme Ölçekleri kullanılarak değerlendirildi. Hastalar IBS varlığına göre iki gruba ayrıldı. Bulgular: 154 hastanın 33'ünde (%21,4) IBS varken, 121'inde (%78,6) IBS yoktu. IBS grubunda 5 hastada hiç anksiyete yoktu, 14 hastada hafif ve 14 hastada majör anksiyete vardı. IBS olmayan grupta ise 44 hastada hiç anksiyete yoktu, 52 hastada hafif ve 25 hastada majör anksiyete vardı. İki grup arasında anksiyete düzeylerinde anlamlı bir fark gözlenirken, depresyon düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Alt grup analizi de anksiyetede anlamlı bir fark olduğunu ortaya koymuştur. Fosfor bağlayıcılar, kalsiyum kanal blokerleri veya beta blokerlerin kullanımı açısından anlamlı bir fark bulunmazken, ACEI /ARB kullanımı IBS grubunda anlamlı derecede daha yüksekti. Sonuç: IBS, diyaliz öncesi kronik böbrek hastalığı (KBH) hastalarında genel popülasyona kıyasla daha sık görülmüştür. Anksiyete, IBS hastalarında daha yaygındı ve ACEI /ARB kullanımı, IBS sıklığının artmasıyla ilişkiliydi. IBS, diyalizden önce başlayabileceğinden, diyaliz öncesi kronik böbrek hastalığı (KBH) hastalarının tedavisini yönetirken göz önünde bulundurulmalıdır.