Arş. Gör. Gülistan ÇOBAN, Prof. Dr. Medet KORKMAZ
Türk Diyabet Hemşireliği Dergisi - 2025;5(2):8-13
Kronik hastalıkların insidansı ve prevelansı, yaşam süresinin uzaması, teknolojik ilerlemeler, azalan fiziksel aktivite ve değişen beslenme alışkanlıkları gibi faktörler nedeniyle sürekli artmaktadır. Bu durumlar, ölüm ve hastalık oranlarını yükseltmekte, sağlık harcamalarını artırmakta, fiziksel gerileme ve işlevsel kısıtlılıklara yol açarak bağımlılığı artırmakta ve yaşam kalitesini düşürmektedir. Kronik hastalıklar yalnızca bireyleri etkilemekle kalmayıp, aileler ve toplum üzerinde de fiziksel, bilişsel, duygusal, psikolojik, sosyal ve ekonomik birçok yük oluşturmaktadır. Bu olumsuz etkilerin azaltılabilmesi için, hem bireylerin hem de ailelerinin kronik hastalık yönetimine aktif olarak katılımı büyük önem taşımaktadır. Hastalık yönetimine aktif katılım, kronik hastalığı olan bireylerin öz bakım ve kendi kendine yönetim becerilerini geliştirmelerini, hastalık sürecini daha etkili bir şekilde yönetmelerini ve yaşam kalitelerini korumalarını sağlamaktadır. Kronik hastalıkların yönetim sürecinde, birey ve aileyi merkezine alan bütüncül yaklaşımların desteklenmesi gerekmektedir. Bakım sürecine ailenin aktif katılımını teşvik eden, destek sistemlerini düzenleyen ve koruyucu sağlık hizmetlerini önceliklendiren müdahaleler teşvik edilmelidir; çünkü bu yaklaşımlar yalnızca bireyin değil, bakım verenlerin ve toplumun üzerindeki yükü de hafifletmektedir. Dolayısıyla, kronik hastalıkların etkin yönetiminde, hem güçlendirici hem de destekleyici müdahalelerin uygulanması büyük önem taşımaktadır.