KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) HASTALARININ SİGARAYI BIRAKMADAKİ ENGELLERİ NELERDİR?

MUFİDE ARZU OZKARAFAKİLİ, METİN YANGİN, GULHAN AYHAN ALBAYRAK, MUSTAFA ILTERİS BARDAKCİ

Şişli Etfal Hastanesi Tıp Bülteni - 2024;58(2):179-188

Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Kliniği, İstanbul

 

Amaç: Tütün kullanımı, halen tüm dünyada önlenebilir ölüm nedenlerinden biridir. Sigarayı bırakmak, KOAH’lı hastalarda solunum fonksiyon testlerindeki yıllık 1. saniye zorlu expiratuvar akım hacmi kaybı ve mortalitenin önlenmesindeki en önemli etkendir. Ancak tüm girişimlere rağmen, dünyada sigarayı bırakma oranları ve sigarayı bıraktırma başarısı istenilen düzeyde değildir. Biz de bu çalışmada, sigara içmeye devam eden ve sigarayı bırakmış olan KOAH hastalarında, sigarayı bırakma motivasyonu ile ilişkili faktörleri ve bu hastaların farklı klinik özelliklerini bulmayı amaçladık. Materyal Metot: Göğüs Hastalıkları Polikliniğinde onsekiz yaş üzeri, çalışmaya katılmak için gönüllü olan, en az iki yıldır takip edilen, tedavi altında ve stabil evrede, 200 aktif sigara içicisi ve 132 sigara içmeyi bırakmış, KOAH hastası çalışmaya alındı. Hayatı boyunca hiç sigara içmemiş olanlar, psikiyatrik hastalık tanısı ile tedavi görenler, son dört hafta içerisinde alevlenme nedeniyle hastaneye başvuranlar, kontrolsüz eşlik eden hastalığı bulunanlar çalışmaya dahil edilmedi. Tüm katılanlara deneyimli bir teknisyenle solunum fonksiyon testi yapıldı. Hastaların dispne skalaları (mMRC, BORG) ve semptom skorları (CAT) bunların Türkçeye çevrilmiş formlarıyla yapılarak ölçüldü. Hastalara BECK anksiyete anketi uygulandı BULGULAR: Halen sigara içenler ile geçmişte sigara içenler arasında yaş ve cinsiyet farkı bulunmadı. Aktif sigara içmeye devam edenlerin solunum fonksiyon bozukluklarının, sigarayı bırakanlara göre daha ciddi olduğu, daha uzun süredir KOAH tanılarının olduğu, sigara içme süresinin bu hastalarda daha uzun olduğu ve sigaraya başlama yaşının daha genç yaşta olduğu belirlendi p<0,05. Sigarayı bırakma üzerine etkili olan faktörlerin incelendiği çok değişkenli analizde ise, daha düşük FEV1% değerleri, daha yüksek semptom (CAT) ve BAI skorları, daha yüksek trombosit ve C reaktif protein düzeylerinin sigarayı bırakma olasılığını azalttığı belirlendi p<0,05. Ayrıca diyabet, koroner arter hastalığı ve hipertansiyona sahip olmak sigarayı bırakma ile ters orantılıydı p<0,05. SONUÇ: Çalışmamızda, KOAH’lı hastaların yarısından fazlasının, hava akımı kısıtlılığının ciddiyetine, semptomlarına ve hatta eşlik eden hastalıklarına rağmen halen sigara içmeye devam ettiğini gözlemledik. Dispne ve inflamasyon belirteçlerinin sigarayı bırakma üzerinde olumsuz etkileri olduğu ve bu hastaların sigarayı sürdürmesine neden olan ortak faktörün anksiyete olabileceğini düşündürdü. Bu hastalarda tütün bağımlılığı ve tıbbi durumların tedavisini aynı anda entegre etmenin bir yolunu bulmak için daha fazla çabaya ihtiyaç olduğu açıktır. (SETB-2023-12-221)