Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

KRONİK, ORTA-CİDDİ AORT YETMEZLİĞİNDE FELODİPİN VE LİSİNOPRİL VAZODİLATÖR TEDAVİSİNİN ETKİNLİĞİNİN VE GÜVENİLİRLİĞİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

GÜLTEN TAÇOY, MURAT ÖZDEMİR, YUSUF TAVİL, SEDAT TÜRKOĞLU, ATİYE ÇENGEL

Düzce Tıp Fakültesi Dergisi - 2007;9(2):25-33

Gazi Üniversity Medical Faculty, Department of Cardiology, Ankara

 

Amaç: Aort Yetmezliği varlığında ciddi hacim yüküne karşı çalışmak zorunda olan sol ventrikül (LV) kompansatuar mekanizmalar ile pompa fonksiyonunu uzun süre normal düzeylerde tutabilir. Fakat ileri dönemlerde ventrikül fonksiyonlarındaki bozulma beklenen sonuçtur. Ciddi AY’nde vazodilatör tedavinin uygulanma nedeni de LV dilatasyonu ve operasyon gerekliliğini mümkün olduğunca geciktirebilmektir. Bu çalışma ciddi, izole, asemptomatik, kronik AY olan olgularda farklı iki ajan ile sağlanan vazodilatör tedavinin etkinliğini karşılaştırmak üzere yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Kronik, asemptomatik ve transtorasik ekokardiyografi ile en az 2. AY olan yaş ort. 48,4±17 olan 21 erkek ( %51) , 20 kadın (%49) toplam 41 olgu çalışmaya alındı.Transtorasik ekokardiyografi ile EDV (Diastol sonu volüm), ESV(Sistol sonu volüm), EF, FSV (İleriye doğru atım volümü), LVSV (Sol ventrikülün toplam atım volümü), RV (Geriye kaçan volüm), RF (Geriye kaçan volüm fraksiyonu), FCO (İleriye doğru kardiyak output), LVCO (Sol ventrikül toplam kardiyak outputu), SW (Sistolik iş yükü) , CW (Kardiyak yük), LVWS(Sol ventrikül duvar stresi) parametreleri ve noninvaziv olarak SKB (sistolik kan basıncı), DKB (diastolik kan basıncı), SVR (Sistemik vasküler rezistans)ölçümleri yapılarak hastalar felodipin veya lisinopril tedavi grubuna alındı. Maksimum 10 mg felodipin veya 20 mg lisinopril olacak şekilde toplam 6 ay uygulanan vazodilatör tedavi sonrası ekokardiyografi tekrarlandı. 6 aylık tedavi periyodu boyunca ortaya çıkan major klinik olaylar (ölüm, AVR gereksinimi, semptom gelişimi) ve ilaç yan etkileri kaydedildi. Bulgular: Toplam 36 olgu çalışmayı tamamladı. Felodipin grubunda 2 olgu ilaç yan etkisi nedeniyle, 2 olgu yeni başlayan atrial fibrilasyon sebebiyle çalışma dışı bırakıldı. Her iki ilaç grubunda da major klinik olay gözlenmedi. Çalışmanın sonunda lisinopril grubunda SKB’da %8.9 , DKB’da %5.9 , SVR’da %16.7 azalma, FSV’de %11.2, LVSV’de % 3 artma, RV’de %8.4 , RF’da %11, SW’de %6 ve CW’de %7.2 azalma saptandı (p < 0.05).Felodipin grubunda SKB’da %11.3, DKB’da %9.4 , SVR’da %17.3 azalma, FSV’de %5.6 artma, RF’da %9.7, SW’de %10.8 ve CW’de %8.9 azalma saptandı (p<0.05). İki ilaç grubu oluşturdukları değişimlerin büyüklüğü açısından karşılaştırıldığında ise lisinopril grubunda FSV artışı, felodipin grubunda ise kalp hızı artışı anlamlı olarak fazla bulunmakla beraber kalbin iş yükü her iki grupta da değişim göstermediği için , bahsedilen bulgular klinik olarak anlamlı kabul edilmedi. Sonuç: Kronik asemptomatik AY de hem felodipin hem de lisinopril faydalı etkilere sebep oldu. Birbirlerine istatistiksel anlamda klinik olarak üstünlükleri saptanmadı.