Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

KRONİK SOLUNUM YETMEZLİĞİ OLAN OLGULARDA UZUN SÜRELİ OKSİJEN TEDAVİSİNİN YAŞAM SÜRESİ ÜZERİNE ETKİSİ

HASAN DÜZENLİ, ÖMER TAMER DOĞAN, SERDAR BERK, SEFA LEVENT ÖZŞAHİN, İBRAHİM AKKURT

Tuberculosis and Thorax - 2008;56(2):179-186

Sinop Atatürk Devlet Hastanesi, Sinop

 

Günlük ≥ 15 saat kullanılan uzun süreli oksijen tedavisi (USOT)’nin kronik solunum yetmezliği (KSY) olan hastalarda yaşam süresini ve kalitesini artırdığı bilinmektedir. Ancak klinik pratiğimizde USOT kullanan olguların çok azının bu sürenin üzerinde oksijen kullandıklarını gözlemlemekteyiz. Günlük 15 saatin altında oksijen kullananlarla hiç kullanmayanların yaşam süresine ait veriler ise literatürde yetersizdir. Bu nedenle biz çalışmamızda KSY’li olgularda USOT’un etkilerini araştırmayı amaçladık. Kliniğimizde 1996-2001 yılları arasında USOT önerilen 305 KSY’li hastadan retrospektif olarak ilk bilgilerine ulaşılan 105’i prospektif olarak ortalama 20 ay takip edildi. USOT kullanan (grup 1) 71 hastanın yaş ortalaması 60 yıl ve %73’ü erkekti. Çeşitli nedenlerle kullanamayan (grup 2) 34 hastanın ise yaş ortalaması 63 yıl ve %53’ü erkekti. Her iki grubun altta yatan hastalıkları, sigara öyküsü, ilaç tedavileri ve solunum fonksiyon testi (SFT) değerleri arasında anlamlı farklılık yoktu (p> 0.05). Grup 1’deki hastaların yaşam süresi ortalama 50 ay iken, grup 2’deki hastaların 39 aydı (p< 0.05). Grup 1’deki hastaların kümülatif olarak toplam/saat oksijen kullanımlarıyla yaşam süresi (ay olarak) arasında korelasyon bulundu (r= 0.684, p= 0.001). Lojistik regresyon analizinde oksijen kullanım süresi bir saat arttığında yaşam süresinde de 0.002 aylık artış görüldü. Bu artış istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (F= 48.44, p< 0.05). Grup 1’deki hastaların arteryel kan gazı (AKG) değerlerinde belirgin düzelme saptandı (p< 0.05), grup 2’deki hastalarda ise iyileşme gözlenmedi (p> 0.05). Her iki grubun da SFT değerlerinde bazal değerlere göre anlamlı düşme saptandı (p< 0.05). Grup 1’deki yıllık FEV1 kaybı grup 2’deki hastalardan daha azdı, ancak aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p> 0.05). Sonuç olarak, USOT’un KSY’li olgularda yaşam süresine olumlu etkileri olduğu kanısına varılmıştır.