DİLEK MENTESOGLU, GOKCE ISİL KURMUS, SELDA PELİN KARTAL
İstanbul Kuzey Klinikleri Dergisi - 2025;12(4):483-489
Giriş: Kronik spontan ürtiker, bilinmeyen tetikleyicilerle altı haftadan uzun süre devam eden tekrarlayan kurdeşen ve/veya anjiyoödem ile karakterizedir. Bu çalışma, omalizumab tedavisi alan kronik spontan ürtiker tanılı yetişkin hastalardan gerçek dünya verilerini toplamayı ve analiz etmeyi amaçlamıştır. Yöntem: Bu retrospektif gözlemsel çalışmaya Eylül 2022 ile Şubat 2024 tarihleri arasında omalizumab alan yetişkinler dahil edilmiştir. BULGULAR: Ortalama yaşı 44.3 olan toplam 64 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların 40’ı (%62,5) kadın, 24’ü (%37,5) erkekti. Ortalama ürtiker tanı süresi 46,6 ay, ortalama omalizumab kullanım süresi ise 23,6 aydı. Omalizumab tedavisinden önce, en yüksek dozda ikinci nesil antihistaminikler (sgAH’lar) (%60,9) ve oral steroid kombinasyon tedavisi (%31,3) en sık kullanılan tedaviydi. Tüm hastalar tedavinin başlangıcından itibaren dört haftada bir 300 mg omalizumab almış ve antihistaminik kullanmaya devam etmiştir. Antihistaminik dozu ile tedavi yanıtı arasında anlamlı bir korelasyon gözlenmemiştir (p = 0.06). Hastaların %23,4’ünde gözlenen bir aralık uzaması ve/veya doz artışı kaydedilmiştir. Ortalama Ürtiker Kontrol Testi (UCT) skoru, haftalık Ürtiker Aktivite Skoru (UAS7), ve Dermatoloji Yaşam Kalitesi İndeksi (DLQI) skorları omalizumab tedavisinden önceki ilk vizitten tedaviden sonraki son vizite kadar anlamlı şekilde iyileşmiştir (tümü p<0.001). Hastaların %98,4’ü tedaviye orta düzeyde yanıt verirken, %26,6’sı tam yanıt vermiş ve %46,9’u iyi yanıt vermiştir. Sadece üç hastada (%3,1) omalizumab tedavisinin yan etkisi olarak miyalji görülmüş ve ciddi advers olay bildirilmemiştir. SONUÇ: Antihistaminik ve omalizumab ile kombinasyon tedavisi kronik spontan ürtiker tedavisinde güvenilir ve faydalı bir tedavidir. (NCI-2024-3-21)