Mehmet SOYUGÜZEL, Şerife ÖZDİNÇ, Özgür ÇETİN
Kocatepe Tıp Dergisi - 2026;27(3):310-315
AMAÇ: Sirkadiyen ritim, insan uykusunu ve diğer vücut fonksiyonlarını kontrol eden 24 saatlik ritim anlamına gelir. Bu çalışmada, trafik kazalarının zamansal, mevsimsel, yaş ve cinsiyet dağılımlarının, kronobiyoloji ve kara zaman (black time) kavramları çerçevesinde, ulusal veriler ve güncel literatür ışığında değerlendirilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: 2021-2024 yılları arasında Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi Yetişkin Acil Servisi'ne trafik kazası nedeniyle başvuran 2.782 hastanın verileri retrospektif olarak analiz edildi. Demografik, zamansal ve mevsimsel veriler kaydedildi. İstatistiksel analizde frekans, Ki-kare ve ANOVA testleri kullanıldı. BULGULAR: Çalışmaya 2021-2024 yılları arasında acil servise başvuran 2.782 trafik kazası olgusu dahil edildi. Olguların yaş ortalaması 39,5+/-17,1 yıl olup, %68,4'ü erkekti (n=1.903). Saat dilimlerine göre en yüksek kaza oranı 18:00-19:59 arasında %12,3 (n=343) gözlendi. Gece ve sabaha karşı saatlerinde (00:00-05:59) meydana gelen kazalar toplam başvuruların %17,7'sini oluşturdu. 02:00-03:59 saatleri arasında gerçekleşen kazalar, tüm başvuruların %6,1'ini oluşturdu. Cinsiyet dağılımında, tüm saat dilimlerinde erkeklerin kaza oranı kadınlardan anlamlı şekilde yüksekti (p=0,006). Günün bölümlerine göre başvuruların %30,8'i akşam (n=858), %30,2'si öğle (n=841), %22,8'i sabah (n=634) ve %16,1'i gece saatlerinde (n=449) gerçekleşti. Kazaların mevsimsel dağılımında en yüksek oran yaz mevsiminde %36,8 (n=1.023) ve ağustos ayında %14,1 (n=392) saptandı. SONUÇ: Kronobiyoloji, kara zaman, yaş, cinsiyet ve mevsimsel değişiklikler, trafik kazalarının zamansal dağılımında belirleyici rol oynamaktadır. Özellikle yaz aylarında artan trafik yoğunluğu ve değişen yaşam alışkanlıkları ile gece ve sabaha karşı saatlerde ise biyolojik ritimin en düşük olduğu zaman dilimlerinde, genç ve erkek sürücülerde kaza riski artmaktadır. Bu bulgular, trafik güvenliği politikalarında kronobiyoloji, yaş, cinsiyet ve mevsimsel değişikliklerin dikkate alınmasının önemini vurgulamaktadır.