Meliha Çağla SÖNMEZER, Eylül Beren TANIK, Revasiye GÜLEŞEN, Şule APRAŞ BİLGEN, Murat AKOVA
Mikrobiyoloji Bülteni - 2026;60(3):408-414
Alphavirus chikungunya , Aedes türü sivrisinekler aracılığıyla bulaşan ve genellikle ani başlangıçlı ateşle şiddetli poliartraljiye yol açan bir arbovirüstür. Enfeksiyon, akut dönemi takiben bazı hastalarda haftalar ya da aylar sürebilen persistan eklem yakınmalarıyla seyredebilmektedir. Artan uluslararası seyahatler nedeniyle, endemik olmayan ülkelerde importe chikungunya olgularının tanınması giderek daha önemli hale gelmiştir. Bu olguda, Küba seyahati sonrası ateş ve yaygın eklem ağrılarıyla başvuran 58 yaşında bir kadın hastada saptanan importe chikungunya enfeksiyonu sunulmuştur. Olgunun ilk değerlendirmesinde, C-reaktif protein düzeyleri belirgin yüksek bulunmuş, prokalsitonin düzeyleri normal sınırlarda saptanmıştır. Ardışık serum örneklerinde chikungunya virüsüne özgü IgM pozitifliği ve IgG serokonversiyonu gösterilerek tanı doğrulanmıştır. Moleküler testlerde viral RNA saptanmamıştır. Dengue, Zika ve diğer arbovirüs enfeksiyonları ile romatolojik hastalıklar ayırıcı tanıda dışlanmıştır. Hasta antipiretikler ve nonsteroid antienflamatuvar ilaçlar ile tedavi edilmiş ancak eklem ağrılarının persistan olması ve günlük yaşam aktivitelerini ciddi biçimde kısıtlaması nedeniyle opioid analjeziklere geçilmiştir. Subakut (post-akut) chikungunya ilişkili enflamatuvar artralji ön tanısıyla sistemik kortikosteroid tedavisi denenmiş ve kısmi klinik yanıt alınmıştır. Semptom süresinin üç aydan kısa olması nedeniyle kronik chikungunya artriti düşünülmemiş ve hastalık modifiye edici antiromatizmal ilaç başlanmamıştır. Bu olgu, endemik olmayan ülkelerde seyahat öyküsü olan hastalarda chikungunya enfeksiyonunun, döküntü bulunmasa dahi, ateş ve persistan artralji varlığında mutlaka ayırıcı tanıda düşünülmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Subakut dönemde uygun semptomatik tedavi ve yakın izlem, kronikleşmenin önlenmesi açısından önem taşımaktadır .