CELAL BUĞRA SEZEN, CELALETTİN İBRAHİM KOCATÜRK, CEMAL AKER, KEMAL KARAPINAR, SALİH BİLEN, ONUR VOLKAN YARAN, SEYYİT İBRAHİM DİNÇER, MEHMET ALİ BEDİRHAN
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2019;30(3):238-242
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışmada, hastanemizde küçük hücreli dışı akciğer kanseri tanısı konulan ve multidisipliner konsey kararı ile operasyon planlanan ancak ameliyat olmayı reddeden hastaların, neden ameliyat olmak istemediklerini ve anksiyete durumlarını inceledik. YÖNTEM ve GEREÇLER: Hastanemiz onkoloji konseyi tarafından değerlendirilerek ameliyat önerilen 223 hasta geriye dönük olarak incelendi. Grup A’da cerrahi tedaviyi kabul eden hastalar ve Grup B’de cerrahi tedaviyi reddeden hastalar yer almaktaydı. Tüm hastaların anksiyete düzeyleri “State-Trait Anxiety Inventory” (STAI) kullanılarak değerlendirildi. BULGULAR: Grup B’deki hastaların anksiyete düzeyleri Grup A’ya göre anlamlı derecede yüksekti (p<0.001). Grup B’deki hastaların 22’si (%68.8) cerrahi tedaviyi hiç kabul etmezken, 10’u (%31.3) başka merkez de ameliyat olmayı tercih etmişti. Cerrahi tedaviyi kabul etmeme nedenleri incelendiğinde 20 hastanın (%62.5) cerrahi riski yüksek bulması nedeniyle, yedi hastanın (%21.9) doktorun bilgilendirmesini yetersiz bulması nedeniyle, beş hastanın (%15.6) ise hastanenin imkanlarını beğenmemesi nedeniyle ameliyatı kabul etmediği bulundu. TARTIŞMA ve SONUÇ: Sonuç olarak hastaların cerrahi tedaviyi kabul etmeme nedenleri içerisinde en önemli kısmın hastaların tanı sonrasında ruhsal olarak meydana gelen artmış anksiyete durumu olduğunu saptadık. Hasta-hekim iletişiminin ise hastaların tedaviye olan uyumdaki en önemli faktördür.