GİRAY ERGİN, ENGİN KAYA, SERDAR YALÇIN, MEHMET SALİH DEVECİ, İBRAHİM YAŞAR ÖZGÖK
Bulletin of Urooncology - 2015;14(3):238-240
Prostat kanseri dünyada erkek popülasyonda en sık görülen kanserdir. Prostat neoplazilerinin yaklaşık %95’i adenokarsinomlardır. Küçük hücreli prostat karsinomu ise nadir görülen ve oldukça agresif seyirli bir alt tipi olup yaklaşık olarak tüm prostat kanserlerinin %0,5- 2’sini oluşturmaktadır. Primer olarak tek başına oluşabildiği gibi ileri evrelerdeki prostat adenokarsinomu ile birlikteliği de görülebilmektedir. Prostat adenokarsinomları ile birlikte görülen küçük hücreli tümörlerin en sık tipi fokal nöroendokrin farklılaşma şeklinde olanıdır. Küçük hücreli prostat karsinomları tanı anında yüksek oranda metastatiktirler. Prognozu adenokarsinomaların tersine oldukça kötü olarak seyreden bir tümördür. Prostat adenokarsinomlarından farklı olarak bu tümörler androjen reseptörlerine sahip değildirler. Bu da bu tümörlerdeki hormonal tedaviye olan cevapsızlığı açıklamaktadır. Kliniğimize alt üriner sistem semptomları, halsizlik ve bel ağrısı şikayetleri ile başvuran 57 yaşında bir hastanın yapılan tetkikleri sonucunda prostat spesifik antijen (PSA) yüksekliği tespit edildi. PSA yüksekliği nedeni ile transrektal prostat biyopsisi yapılan ve biyopsi sonucu asiner adenokarsinoma komponentide mevcut olan (%30-40) prostat küçük hücreli karsinomu tespit edilen bir olgu sunulmuştur.