BENGÜ DENİZLİ, VUSLAT YÜRÜT-ÇALOĞLU, MURAT ÇALOĞLU, HAKAN KARAGÖL, MUSTAFA KAPLAN, GÜLAY DURMUŞ-ALTUN, FUNDA ÖZ-PUYAN, ZAFER KOÇAK
Turkish Journal of Oncology - 2010;25(2):67-72
Prostat küçük hücreli karsinomu nadir görülen ve çok agresif seyreden bir tümördür. Tüm prostat kanserlerinin %0.5- %2‘sini oluşturur. Tanı anında genellikle semptomatiktir. Kemik ağrısı, hidronefroz, abdominal ağrı, hematokezya ve hematüri gibi semptomları olabilir. Beraberinde ayrıca ektopik ACTH üretimi, uygunsuz ADH salınımı, miyastenik sendrom gibi paraneoplastik sendromlara ait bulgular görülebilir. Tanı anında hastaların ortalama %75‘i ileri evrededir. Literatürde vaka sayısının az olması sebebiyle prostat küçük hücreli karsinomlarının optimal tedavi şekli belli değildir. Tavsiye edilen tedavi rejimleri akciğer küçük hücreli karsinomunun rejimlerine benzerdir. Kemoterapi tedavinin başlıca dayanağıdır. Sisplatin ve etoposid en sık tavsiye edilen kemoterapi ajanlarıdır. Radyoterapi sınırlı hastalıkta lokal kontrolü sağlamak amacıyla veya metastatik hastalıkta semptomların palyasyonu için kemoterapi ile kombine kullanılır. Tedavi başarısındaki en önemli nokta hastalığı lokalize evredeyken teşhis edebilmektir. Bu yazıda, ileri evre küçük hücreli prostat karsinomu tanısıyla takip ve tedavi edilen 76 yaşındaki hastanın sunumu yapıldı, olgu literatür bilgileri eşliğinde değerlendirildi.