Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

KULAK AKINTI KÜLTÜRLERİNDEN İZOLE EDİLEN PSEUDOMONAS AERUGİNOSA SUŞLARININ ANTİBİYOTİK DUYARLILIKLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

SEVİL ALKAN ÇEVİKER, ÖZGÜR GÜNAL, DURSUN MEHMET MEHEL, ABDULKADİR ÖZGÜR, SÜLEYMAN SIRRI KILIÇ

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2020;15(1):37-40

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Samsun Eğitim Araştırma Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği, Samsun Türkiye

 

Amaç: Orta kulak ve mastoidin kronik enflamasyonu ile karakterize olan kronik süpüratif otitis media (KSOM) sıklıkla akıntı ve işitme kaybı ile belirti verir. Süpürasyondan sıklıkla sorumlu olan bakteriyal etken Pseudomonas’lardır. Artan direnç oranları nedeniyle tedavi güçlüğüne ve klinik yanıtsızlığa neden olabilen Pseudomonas’ların önemi giderek artmaktadır. Bu çalışmada, hastanemiz Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Kliniği’nde KSOM tanısı konulan ve dış kulak yolundan alınan kültürlerde üreyen Pseudomonas aeruginosa cinsi bakterilerin antibiyotik duyarlılıklarının araştırılması ve benzer çalışmalarla kıyaslamaları amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Ağustos 2015-Ağustos 2018 tarihleri arasında hastanemiz Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Kliniği’nde alınan kulak akıntı kültürlerinden izole edilen Pseudomonas aeruginosa suşlarının antibiyotik duyarlılıklarının araştırıldı. Üreyen mikroorganizmaların tanısında rutin mikrobiyolojik yöntemler kullanıldı. Bulgular: Çalışma döneminde 73 hastadan kulak kültürü gönderildiği ve bunların 34’ünde (%46.5) Pseudomonas aeruginosa üremesi olduğu saptandı. Bu hastaların 19 (%55.8)’u erkek, 15 (%44.2)’i kadın, yaş ortalaması 44.9 (15-69) idi. Pseudomonas aeruginosa suşlarının antibiyogramları incelendiğinde; en duyarlı oldukları antibiyotik sınıfının kolistin (%100), karbapenem grubundan imipenem (%82.3) ve meropenem (%82.3) olduğu; en fazla antibiyotik direncinin ise netilmisin (%52.9), piperasilin (%41.2), piperasilin/tazobaktama (%41.2) ve levofloksasine (%41.2) karşı olduğu saptandı. Tedavide en sık kullanılan antibiyotik olan siprofloksasine karşı %61.7 oranında duyarlı olduğu belirlendi. Sonuç: KSOM’da etken patojenin duyarlılık profilleri zaman içerisinde değişiklik gösterebileceğinden, komplikasyon gelişme riskinin azaltılması, zaman ve maliyet kaybının en aza indirgemesi amaçları ile antibiyotik duyarlılıkları takip edilmeli ve antibiyotik tedavileri güncel verilere göre düzenlenmelidir.