Fatih ÇUBUK, Abdülbaki SÖKMEN
Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Dergisi - 2026;56(2):151-158
Amaç: Kulak enfeksiyonlarında kalıcı işitme kaybı, fasiyal sinir paralizisi ve intrakraniyal komplikasyonlar gibi ciddi morbiditeler gelişebilmektedir. Bu nedenle doğru mikrobiyolojik tanı ve uygun antibiyotik tedavisi önem taşımaktadır. İzole edilen mikroorganizmaların dağılımı ve direnç özellikleri bölgesel farklılık gösterebildiğinden güncel yerel verilerin ortaya konması gereklidir. Bu çalışmada kulak enfeksiyonu ön tanısı ile gönderilen sürüntü örneklerinde izole edilen mikroorganizmaların dağılımının ve antibiyotik direnç paternlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmamızda Ocak 2023-Aralık 2025 tarihleri arasında hastanemizin Kulak Burun Boğaz Hastalıkları polikliniğine başvuran hastalardan kulak enfeksiyonu ön tanısı gönderilen kulak sürüntüsü kültürü sonuçları laboratuvar bilgi sisteminden retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Çalışmaya toplam 150 hasta dahil edildi. Bu hastalarda en yaygın şikayet kulak akıntısı (%68.0) idi. Sürüntü örneklerinde en sık izole edilen mikroorganizmalar S. aureus (%20.7) ve P. aeruginosa (%16.0) idi. P. aeruginosa izolasyon oranı kronik süpüratif otitis media tanılı hastalarda (%33.3) diğer tanı gruplarına kıyasla daha yüksek saptandı (p=0.005). Üç (%9.7) S. aureus izolatı metisiline dirençli idi. Kinolon grubu antibiyotiklere karşı S. aureus ve P. aeruginosa izolatlarında sırası ile %9.7 ve %33.3 direnç saptandı. Sonuç: Bu çalışma bölgemizdeki kulak enfeksiyonlarında etken mikroorganizmaların dağılımı ve antimikrobiyal direnç özelliklerine ilişkin güncel veriler sunmaktadır. Betalaktam grubu antibiyotiklere karşı nispeten düşük direnç oranlarının belirlenmiş olması, bu ajanların tedavideki etkinliğini koruduğunu düşündürmüştür. Yerel etken dağılımı ve direnç profillerinin düzenli olarak takibi, uygun ampirik tedavi seçiminin yapılması ve rasyonel antibiyotik kullanımının sağlanmasına katkı sağlayacaktır.